images
image | predictions
string | page_number
int64 | title
string | author
string | thesis_id
string | university
string | department
string | year
string | language
string | thesis_type
string | keyword_abd
null | abstract_tr
string | abstract_en
string | file_size_bytes
int64 | download_timestamp
string | url
string | download_success
bool | processor
int64 | processor_used
string | text
string |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
[{"class": "Metin", "confidence": 0.9537171721458435, "polygon": [[1420, 1659], [1437, 306], [171, 290], [154, 1643]]}]
| 5
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
## ÖNSÖZ.
Bilindiği gibi, üniversitelerde Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitülerinin kurulmasından önce, Türk Devrim Tarihi üzerine çalışma yapılması, ancak bireylerin kendi kişisel ilgi ve çabalarıyla mümkün olmakta, bu çalışmalar sınırlı bir düzeyde kalmaktaydı.
Oysa bugün, sözkonusu enstitüler, dar alanda çalışan, amaçları tanımlanmış uzmanlık kuruluşları olarak, bilimsel bilgi üretimine somut katkılar sağlama yolunda ilerlemektedirler.
İşte, "Türk Devriminin Yorumları" konulu bu çalışmayı benzerlerinden ayıran, diğerlerine göre anlamlı kılan özelliği, İstanbul Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsünde hazırlanan ilk yüksek lisans tezlerinden biri olmasıdır.
Bu tezin hazırlanmasında yakın desteğini gördüğüm, konunun belirlenmesinden sonuç aşamasına gelinceye dek değerli yönlendirmeleriyle etkin katkı sağlayan <u>Danışmanım Prof.</u> Dr. Erol CİHAN'a en içten teşekkür ve saygılarımı sunarım.
.
M. Yücel KARLIKLI
Kasım-1987 İSTANBUL
|
|||
[{"class": "Metin", "confidence": 0.9150581359863281, "polygon": [[1421, 2000], [1429, 490], [163, 483], [154, 1993]]}, {"class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.3410314917564392, "polygon": [[869, 66], [869, 34], [834, 34], [834, 65]]}]
| 6
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
Giriş.
Atatürk ve Türk Devrimi konusunda yazılanlar, Türkiye'deki tüm yayın etkinlikleri içinde çok önemli bir bölümü oluşturuyor.Salt bu durum bile, genel olarak Türk Devrim Tarihi üzerindeki ilginin yoğunluğunun bir kanıtı olarak değerlendirilebilir.
Türk Devrimi adı verilen olayın anlamını ve kapsamını konu alan araştırmaların çokluğuna karşılık, bu görüşleri derleyen ve sınıflandıran yayınların sayısı oldukça sınırlıdır.Onedenle Türk Devriminin Yorumları başlığı altında ele alınan bu çalışmayla, geniş alana yayılmış değişik görüşlerin sistemleştirilmesi, ayrıştırılması ve değerlendirilmesi amaçlanmıştır.
Kuşkusuz, bu amaCa ulaşmada bilimsel düşünce ilkelerine bağlı kalma yöntemi izlendi.Dolayısıyla, seçilen görüşlerin de aynı kıstasları içerenler arasından belirlenmesine olabildiğince özen gösterildi.Çalışmada yer verilen yorumların sahipleri, Türk akademik çevresinin üyeleriyle sınırlandırılırken, yabancı bilim adamlarının görüşlerine çok az yer verildi.Zaman açısından ise yakın tarihler ağırlıkta olmak üzere, yaklaşık yirmi yıllık bir süre sınır olarak gözönüne alındı.
İki bölümden oluşan çalışmanın ilk bölümünü, yorumların daha net ortaya konulabilmesi için üzerinde durulması bir anlamda zorunlu olan kavramsal yaklaşım oluşturuyor.
İkinci bölümde, asıl konunun, Türk Devriminin Yorumları üzerinde durarak, değişik değerlendirmeler arasındaki ortak paydalardan hareketle, yeni bir sınıflandırma önerisi geliştirmeye çalışılmaktadır.
|
|||
[{"class": "Metin", "confidence": 0.8879815340042114, "polygon": [[1424, 1983], [1435, 353], [104, 344], [93, 1974]]}]
| 8
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
## TÜRK DEVRİMİNİN YORUMLARI
BIRINCI BÖLÜM
**Š1. KAVRAMSAL YAKLAŞIM.**
I.Kavram Sorunu.
1. Toplumsal Bilimlerde.
Hemen hemen tüm bilim dallarının, her biri değişik kavramları belirtmek için kullanılan teknik terimlerden oluşmuş özel bir dili (üstdil-terminoloji) vardır.Kuşkusuz toplumsal bilimler içini de bu genelleme geçerlidir.Ancak, toplumsal bilimlerde kullanılan terimlerin günlük konuşma diline aktarılması olgusu, diğer bilim dallarına oranla daha yaygındır.Bu durum, toplumsal bilimlerin çalışma alanlarının toplumun kendisi olmasından ötürü bir ölçüde doğal sayılabilirse de, özel terimlere günlük kullanımda asıl içeriğinden bağımsız, değişik anlamlar yüklenmesi sorun oluşturmaktadır.Çünkü zaman içinde anlam değişimleri, geri besleme yoluyla yeniden bilim ortamına dönmekte, böylece kavram kargaşası ortaya çıkmaktadır.
Diğer yandan doğa bilimlerinden nitelik açısından ayrılıklar gösteren toplumsal ve siyasal bilimlerde, ele alınan konular önemli ölçüde soyut kavramlar içerir.Bu durumun iletişim aksaklıklarına yol açmasını önlemenin yolu, terimlerin hangi kavramlara karşılık olarak kullanıldığının açıkça gösterilmesidir.Değişik dönemlerde, aynı terimlere, değişik kişiler tarafından, başka başka anlamlar verilmesi sıkça karşılaşılan bir durumdur.
|
|||
[{"class": "Metin", "confidence": 0.8768065571784973, "polygon": [[1413, 2052], [1418, 319], [161, 316], [156, 2049]]}]
| 9
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
Böylesi duyarlı bir konuda gereken özenin gösterilmemesi, ortaya konulan düşüncelerin bilimsel olma özelliğini büyük ölçüde zedelediği gibi, aynı konu üzerinde çalışan kişiler arasında iletişim kanalları kurulmasını da güçleştirmektedir.
## 2. Türkçe'de.
Türkçe'nin bilim dili olmasının tarihi, Cumhuriyet'in kuruluşuyla başlar.Bilim dili olarak Türkçe'nin bu genç ve canlı özelliği kısa zamanda çok sayıda kavramların oluşması, yeni terimlerin bulunması zorunluluğunu kaçınılmaz kılar.Yeni bir terimin topluma maloluşu bir süreçtir.Zamana gereksinim duyar.Bu bakımdan herhangi bir toplumsal olayın yorumu yapılırken, kavramın ortaya çıkışıyla yorum yapıldığı tarih arasındaki zaman içinde anlam değişimine uğrayıp uğramadığı önemlidir.Kimi zaman aynı terimle değişik kavramlar açıklanmaya çalışılırken, kimi zaman da tek bir kavrama karşılık olarak değişik terimler kullanılmaktadır.
3. Türk Devrim Tarihi Çalışmalarında.
Türkçe'de sözkonusu olan kavram kargaşasının en canlı örnekleri Türk Devrim Tarihi çalışmalarında ve özellikle Türk Devriminin yorumlanmasına ilişkin yapıtlarda görülmektedir.Örneğin, ihtilal, inkılap, devrim, reform, evrim kavramları ülkemizde bugün bile aydınlığa kavuşmamış olup , günümüz Türkçesinde devrim denildiğinde kimi zaman inkılap, kimi zaman da ihtilal anlaşılmaktadır.
Bu kavramların anlamları üzerinde görüş birliğine varılamamış olması, bir çok araştırmacının zaman zaman yakındığı bir sorun görünümündedir.Emre Kongar Atatürk Reformları,
- Şerafettin Turan, <u>Atatürk ve Ulusal Dil</u>, Ankara:1981, s.16-17. ve Tahsin Yücel, <u>Dil Devrimi ve Sonuçları</u>, Ankara:1982, s.110-142.
- H.Veldet Velidedeoğlu, "Atatürk'ün Doğumunun 100.Yılında 'Devrim' ve Anarşi", <u>Türk Dili</u>, 353 (1981):683
Toktamış Ateş, <u>Türk Devrim Tarihi</u>, İstanbul:1980, s.32
|
|||
[{"class": "Metin", "confidence": 0.9445703029632568, "polygon": [[1381, 1815], [1409, 317], [152, 293], [124, 1792]]}, {"class": "Resim", "confidence": 0.5204982161521912, "polygon": [[1362, 2047], [1363, 1706], [136, 1704], [135, 2045]]}]
| 10
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
Atatürk İhtilali, Atatürk İnkılabı, Türk Devrimi, Türk İnkılabı gibi terimlerin sıklıkla birbirleri yerine kullanılmasına dikkati çekerken , Özkan İzgi ise bu karışıklığın Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi dersinin okutulması için yazılan kitaplara da yansıdığını belirterek, devrin modasına göre Devrim Tarihi, Türk Devrim Tarihi, İnkılap Tarihi, Türk İnkılap Tarihi adları altında bir kaç yıl önce yayımlanan ve üstelik bir kaç baskısı da yapılan Türk Devrim Tarihi kitaplarının hemen Türk İnkılap Tarihi'ne çevrilerek yeniden basıldıklarını söylüyor.
4.Kavram Sorununun Tarihsel Gelişimi.
Yakın Dönem Türk Tarihi içinde yaşanan siyasal olayların ışığında ihtilal, inkılap ve devrim terimlerinin kullanılışında görülen değişimlere kısaca bakmak, başka bir deyişle kavram kargaşasının bir kesitinin de olsa tarihçesini belirlemek yerinde olacaktır.
İnkılap zaman içinde anlam değişikliklerine uğrayarak günümüze dek ulaşmış bir terimdir.Osmanlı Devleti döneminde önceleri kurulu düzeni yıkmaya yönelik bir anlam taşıdığı gerekçesiyle olumsuz olarak nitelenmiş, ancak imparatorluğun son dönemlerinde yaşanan siyasal olayların sonucu beğenilen değişiklikleri anlatmak üzere olumlu bir anlam kazanmıştır.
Cumhuriyet kurulduktan sonra, özellikle Atatürk'ün yaşadığı dönemde gerçekleşmekte olan dönüşümlerin siyasal bir iktidar değişikliğinden daha derin toplumsal ve ekonomik sonuçları olacağını görenler, ihtilal yerine inkılap terimini yeğlemişlerdir.
- Emre Kongar, <u>Devrim Tarihi ve Toplumbilim Açısından Ata-</u> <u>türk</u>, İstanbul:1983, s.19-20.
- Özkan İzgi, "Türk İnkılap Tarihi Derslerinin Metod ve Kaynaklar Açısından İncelenmesi", <u>I.Atatürk İlkeleri ve</u> İnkılap Tarihi Semineri, Samsun:1985, s.22.
- Niyazi Berkes, Afatiirk ve Devrimler, İstanbul: 1982, s. 133-152
Ö.Asım Aksoy, "Atatürk'ün Dilimize Kazandırdığı Güç", Türk Dili, 353 (1981), 660.
- Kongar, a.g.y., s.20-21
|
|||
[{"class": "Resim", "confidence": 0.9174448251724243, "polygon": [[1414, 2075], [1418, 1113], [168, 1108], [164, 2070]]}, {"class": "Metin", "confidence": 0.8745930194854736, "polygon": [[1419, 1105], [1422, 235], [166, 230], [163, 1100]]}]
| 11
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 2
|
vlm
|
Devrim sözcüğü, gerek inkılap, gerekse ihtilal sözcüklerinden çok daha kısa bir geçmişe sahiptir. İlk olarak Atatürk'ün 9 Mart 1935'te Cumhuriyet Halk Partisi 4. Büyük Kurultayındaki söylevinde ve yine aynı yıl yayınlanan Cep Sözluğünde devrim sözcüğünün inkılabın karşılığı olarak kullanılmıştır.(8)
Kavramların henüz tam olarak oturmadığı Cumhuriyetin ilk yıllarında inkılap teriminin anlamlı konusunda da bir tür bulanıklık sözkonusu olmuş (9), devrim terimi bu aşamada gerçekleştirmekte olan inkılabla bulunan uygun Türkçe karşılık olarak ortaya atılmıştır.(10)
Devrimin inkılabın karşılığı olarak algılanışı 1960 yılına gelinceye dek bu biçimiyle sürmüştür. (11) 27 Mayıs 1960 yönetim değişikliğinin adlandırılması konusu gündeme geldiğinde ise ihtilal teriminin de devreye girerek devrimle aynı anlamı yüklediğini görüyoruz.(12)
(8) Aksoy, a.g.y., s.658
(9) Ş.Süreyya Aydemir Cumhuriyetin ilk günlerindeki Ankara'yı anlatırken, inkılap ve inkılapçılık sözcüklerinin resmi edebiyatta hiç benimsenmediğini, birçok çevrenin çekimser kaldığını belirterek "Bu kelime, kullandığı yerlerde ise, mesela, şapka inkılâbi, din inkılâbi gibi, delâlet ettiği manalarla münasebeti olmayan hususlarda daha çok kullanıldı" diyor. *Suyu Arayan Adam*, Ankara:1959, s.46-48.
(10) O dönemde sözkonusu olan düşüncede, dönemin Maarif Vekili Dr.Reşid Galip'in Üniversite Reformu sırasında, İstanbul Üniversitesinin açılışında yaptığı konuşmadan çıkarılabilir: "Üniversite yeni bir müessesedir. Ananesi kendisi ile bağlayacaktır.Müessesese Türk Dili Tetkik Cemiyeti'nce öztürkçe münasip bir ad bulununcaya kadar Üniversitesi adını taşıyacaktır". *İstanbul Üniversitesi Kuruluş,Tarihçe Teşkilat ve Öğretim Üyeleri*, İstanbul:1933 , s.17.
(11) 1924 Teşkilatı Esasiye Kanunu'nun 15 Ocak 1945 tarih ve 4695 sayılı yasayla dilinin değiştirilmesi sırasında, 3.2.1937 tarih ve 3115 sayılı yasayla 2.maddesinde yapılan değişiklikle getirilen inkılapçılık terimi,devrimciilik olarak değiştirilmiştir.Server Tanilli, *Anayasalar ve Siyasal Belgeler*, İstanbul:1976,s.68.. Aksoy a.g.y. s.l56
(12) Bkz. 1961 Anayasası'nın hazırlık döneminde oluşturulan taslak metinler.Tanilli, a.g.y.Ayrıca TDK'nın Özleştirme Kilavuzunda devrinin karşılığının "İnkılâp, ihtilâl" olarak gösterilmesi zaman içinde devrinin ihtilalle eşanlamlı görülmesinin sistemleştiği izlenimini uyandırmaktadır. Ankara:1978 , s.l26
|
|||
[{"class": "Resim", "confidence": 0.9437628984451294, "polygon": [[1393, 2029], [1394, 1455], [244, 1452], [243, 2027]]}, {"class": "Metin", "confidence": 0.9090269804000854, "polygon": [[1407, 1445], [1417, 194], [187, 184], [178, 1436]]}]
| 12
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 2
|
vlm
|
Son yıllarda yaşanan siyasal olayların da etkisiyle devrimin salt ihtilalin karşılığı olarak görülmesinin yaygın kazanması sonucu, bu sözcük resmi siyasal sözlükten çıkartılmış, yerine yeniden inkılap kullanılır olmuştur.(13)
II. Temel Kavramlar.
1. Genel Olarak.
Türk Devriminin Yorumlari konusunda üzerinde durulması gereken iki temel kavramın belirlenmesi gerekıyor: Devrim ve buna bağlı olarak Türk Devrimi. Kısa özetlenmeye çalışılan kavram karışıklığının neden olduğu sorunların aşılabilmesi açısından konuya, devrim terimiyle ilgili kavramların ayrı ayrı açıklanması yolunu izlemek yerine doğrudan devrimden hareketle yaklaşılmak yerinde olacaktır. Bu yolla bir yandan ihtilal ve inkılap terimlerine yüklenen değişik anlamlarla, bu terimlerin devrim sözcüğü ile karşılaştırılması olgusu belirlenirken, diğer yandan Türk Devrimi kavramıyla bağlantı kurulması kolaylaşacaktır.
2. Devrim Kavramı.
Değişik görüşler incelendiğinde, devrim termininin çoğunlukla inkılapın karşılığı olarak kullanıldığı görülüyor.
(13) 1982 Anayasası'nın başlangıç bölümünde ve altı maddesinden 1961'deki farklı olarak inkılapın kullanılması, anayasa kullanılan "bütün kelime ve terimlerin" devlet dilinin malı olarak resmi yazımalara örnek oluşturmasını öngören 26.9.1984 tarihli Başbakanlık genelgesi bu saptamaya kanıt olarak gösterilebilir.Bkz.Hasan Eren-Hamza Zülfikar, Anayasa Sözlügü, Ankara:1985, s.VII,91. Bu dönemde kurum ve ders adlarındaki devrim sözcüklerinin inkılap olarak değiştirilmesi ve Üniversitelerarası Kurul tarafından kabul edilen Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Dersi Müfredat Programında (İ.Ü. Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü Yilliği II 1987, İstanbul: 1987, s.440.) Inkılap Kavramı Münasebetiyle Üzerinde Düşülmesi Gereken Bazı Kavramlar başlığı altında devrim terinine yer verilmemesi de aynı kapsamda değerlendirilebilir.
|
|||
[{"class": "Metin", "confidence": 0.9607304334640503, "polygon": [[1423, 1686], [1434, 306], [170, 296], [159, 1676]]}, {"class": "Resim", "confidence": 0.8863961696624756, "polygon": [[179, 2064], [1366, 2062], [1366, 1718], [178, 1719]]}]
| 13
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
Bu genellemeye varılırken izlenen değişik yolları ve genelleme dışında kalan düşünceleri ayrı ayrı ele almak yerinde olacak.
Devrimi inkılabın karşılığı olarak kullananlar arasında ihtilal-devrim ilişkisini "ihtilal devrimin ilk aşamasıdır" biçiminde açıklayarak sistemleştirenlere göre ihtilal ve inkılap bir bütündür.Eski düzenin zorla yıkılması demek olan ihtilal, yeni siyasal düzenin kurulması süreciyle birlikte inkılabı oluşturur.Devrimin inkılabın karşılığı olduğu düşüncesinin doğal sonucu olarak ihtilal devrimin ilk aşamasıdır.
Özünde büyük bir ayrılık olmamakla birlikte, daha ayrıntılı sayılabilecek diğer bir yaklaşım, devrim olgusunu üç aşamada ele almaktadır.Bu tanıma göre devrim, inkilap sözcüğünün karşılığı olarak, bir yandan var olan düzeni zor kullanarak yıkma hazırlıklarını, düzenin yıkılmasını, aynı zamanda da yeni kurulan düzeni hep birlikte açıklar.Devrim üç evrede gerçekleşir.Birinci evre toplumda değişiklik düşüncesinin, yeni düşünce akımlarının geliştiği evredir.Daha çok düşünürlerin ve yazarların yön verdikleri bir dönemdir.Devrim düşüncesi halk tarafından benimsenince bir güç haline gelir.İkinci evre eylem evresidir.Bu dönem ihtilal dönemidir. İhtilal başarıya ulaşırsa, yani etkili olursa meşruluk kazanır ve yasallaşır.Üçüncü evreyse yıkılan, bozulan düzenin yerine bir yenisinin kurulduğu dönemdir.Bu yeniden kurmayla devrim başarılmış olur. İhtilal, görüldüğü gibi devrimin ancak bir evresini, daha doğrusu tamamlanmamış bir durumu dile ge $tirir_{}$
H.Nail Kubalı, <u>Türk Devrimi (İnkılap) Tarihi</u>,İstanbul: 1973, s.53., Ateş, a.g.y. s.32., Ahmet Mumcu, <u>Tarih Açı-</u> <u>sından Türk Devriminin Temelleri ve Gelişimi</u>, İstanbul: 1984, s.2., Erol Cihan, <u>Türk İnkılap Tarihi Notları I,</u> İstanbul:1983, s.50.
Hamza Eroğlu, <u>Türk Devrim Tarihi</u>, Ankara:1977, s.7-8. Murat Sarıca, <u>Siyasal Tarih</u>, İstanbul:1980 s.18. Sarıca, değerlendirmesinde siyasal sınıf olgusuna verdiği ağırlıklı payla Eroğlu'ndan ayrılıyor.
|
|||
[{"class": "Metin", "confidence": 0.8229754567146301, "polygon": [[1423, 1999], [1432, 300], [156, 293], [147, 1992]]}]
| 14
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
Devrimin inkılabın karşılığı olduğunu savunanlar arasında yer alan bir diğer görüşe göre devrim, aynı devirme anlamını taşıdığı için inkılabın karşılığıdır.İhtilal ise toplum düzenini bozup karıştırma anlamı taşır ve Türkçe'deki karşılığı kargaşadır.Bu olumsuz anlamıyla da devrimle aynı anlamda kullanılamaz.
Bir başka yazar ise inkılabı "gelişmeğe, tekâmüle doğru bir değişiklik", ihtilali "mevcut bütünlüğü, ahengi bozmağa, düzeni parçalamağa, nizamı dağıtmağa yönelik bir kavram" olarak tanımlarken bir önceki görüşe yaklaşmakta, ancak devrimi ihtilalin karşılığı olarak görmekte ve aynı olumsuzlukları taşıdığı gerekçesiyle reddetmektedir.
Oysa devrim ihtilal anlamında da kullanılmaktadır. Devrim, bu anlamda kullanıldığında bir grubun devleti ya da daha doğrusu devlet aygıt ve örgütünün başı olan yönetim mekanizmasını ele geçirmesidir.
Bir başka anlatımla devrim, yalnız siyasal anlamda düşünüldüğü zaman ihtilal, ekonomik ve siyasal bağlamda kullanıldığı zaman da inkılap karşılığıdır.Siyasal, toplumsal, ekonomik ilişkiler düzeninde zorla değişmeye yol açan bir olay olarak tanımlanabilecek devrimle söz konusu edilen değişmeler, alışılagelmişten "hızlı" ve "kapsamlı"dır, "yapı değişmesi"ne neden olur.Bu özellikleriyle devrim, diğer toplumsal değişme türlerinden ayrılır.
İhtilal, inkılap ve devrim terimleri arasındaki ilişkiyi böylece özetledikten sonra bir parantez açarak uygulumada izlenen tutumların karşıtı bir noktayı vurgulumuk gerekiyor.Bu sözcüklere hangi anlam yüklenirse yüklensin, bu kavramlar olumlu yada olumsuz hangi değer yargısıyla ele alınırsa alınsın, devrim terimi ihtilalin de, inkılabın da tam karşılığı değildir.Devrim, diğerlerinin sahip olduğu tüm anlam-
- Aksoy, a.g.y., s.657.
- İbrahim Kafesoğlu, (M. Saray'la birlikte) <u>Atatürk İlke</u>leri ve Dayandığı Tarihi Temeller, İstanbul:1983
- Ateş, a.g.y., s.32.
- Kongar, a.g.y., s.21-23.
- Kongar, a.g.y., s.23.
|
|||
[{"class": "Resim", "confidence": 0.8859544396400452, "polygon": [[1437, 2011], [1444, 1163], [215, 1152], [207, 2000]]}, {"class": "Metin", "confidence": 0.8126344084739685, "polygon": [[1431, 1138], [1434, 251], [192, 247], [189, 1134]]}]
| 15
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 2
|
vlm
|
ları içermemesine karşılık, onların yerine kullanılmakta, bir anlamda ikame edilmektedir. Ancak bir noktada devrim değişlerinden ayrılmaktadır. Bu nokta, devrimin "özgün kimliğinde", "yeni" oluşundadır. (21)
### 3. Türk Devrimi Kavramı.
Türk Devrimi 'yle Atatürk Devrimi deyimleri aynı anlamda kullanılmaktadır. Atatürk'ün Türk Devriminin gerçekleştirmesindeki özel konumu sonucu bu iki terim özdeşleşmiştir. (22)
Ulusal Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyetin kuruluşunun tam anlamıyla bir devrim olduğu (23), belirtilirken, emperyalist dünyaya karşı ulusal planda ilk hareketin Türk Devrimiyle gerçekleştiği savunulmaktadır. (24)
Terimler konusunda görülen anlaşmazlığın bir sonucu olarak Türk Devriminin, ihtilali içerip içermediğine ilişkin olarak farklı görüşlere rastlanmaktadır.
---
(21) Türk Dil Devriminin iç yapı açısından salt nedensizliğin ağır bastığı bir düzenden ikincil nedenliliğe öncelik tanıyan bir dizgeye geçiş olarak yorumlanabileceği belirttir Berke Vardar, ihitalal, inkılâp ve devrim sözcükleri arasındaki ilişkisini açıklamakta yararlanabileceğimiz değerlendirmeyi yapıyor: "Eski bir sözcükle aynı mantıksal ya da düzenlamsal değer içeren yeni bir söz-cük çağrışımsal, yananlamsal bir gereksinme sonucu bundan doğan değer ayrılıklarından ötürü öbürünün yerini alır. Örneğin, okul ve mektep sözcükleri düzanlam açısından birbirine eşit birimler olarak aynı göndermeye (gösterilen nesneye) bağlanmakla birlikte, yananlam bakımından ayrılırlar birbirlerinden; çünkü biri 'yeni', öbürü 'eski' yananlamını içerir. Onun için de: Okul/mektep Dil Devrimi Üstüne, İstanbul: 1977, s. 34-35.
(22) İsmet Giriltli, "Kemalizmin Sosyo-Ekonomik Yönü", Atatürk Devrimleri I.Milletlerarası Simpozyumu Bildirileri, İstanbul: 1975, s. 292.
E.Ziya Karal, Atatürk ve Devrim, Ankara: 1980, s. 43.
Erol Cihan, "Atatürk Devrimleri Yorumları", Deniz Harp Okulu Atatürk Konferansları, İstanbul: 1981, s. 1.
(23) Ateş, a.g.y., s. 35
(24) T.Zafer Tunaya, Cumhuriyet Dönemi Türkiye Ansiklopedisi; Cilt 1, İstanbul: 1983, s. 89.
|
|||
[{"class": "Metin", "confidence": 0.9172704815864563, "polygon": [[1449, 1845], [1459, 282], [149, 274], [139, 1836]]}]
| 16
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
Türk Devrimi içinde aynı zamanda bir ihtilal hareketinin varolduğu, Milli Mücadelede düşmanlarla savaşılması yanında, ülke içindeki siyasal iktidarın ve onun kaynağının el değiştirmesinin önemi vurgulanırken ,dışa karşı yürütülen savaşta başarı kazanılması nedeniyle örneğin Fransa'daki gibi kanlı olmasa da özü bakımından bir ihtilal olduğu belirtilmekte.
Karşıt düşünceye göre, Atatürk'ün sosyal ve kültürel alanlarda meydana getirdiği değişiklikler bozucu, dağıtıcı, perişan edici olmaktan, yani ihtilalden ve onun eşanlamlısı devirmek, alt üst etmekten türetilen devrimden çok uzak değişikliklerdi.Bu değişiklikler birer inkılap niteliğindeydi.
Kaynaklara bakıldığında Atatürk Devrimleri (ya da inkılapları) biçimindeki çoğul kullanımın Türk Devrimine göre daha yaygın olduğu görülüyor.Bu durum ilk bakışta kullanıma yönelik biçimsel bir ayrıntı olarak değerlendirilebilirse de, temelinde önemli teorik sorunlar bulundurmaktadır.
Cumhuriyetin ilk yıllarında şapka, giyim, yazı gibi konularda gerçekleştirilen düzenlemeler, Türk Devrimi olarak adlandırılan toplumsal değişim sürecinin değişik alanlardaki izdüşümleri, tek bir devrim bütününün parçaları, aşamalarıdır. Türk Devrim hareketleri yaygındır, birden fazladır, ama devrim tektir.D olayısıyla bir bütünle parçalarının aynı adla anılması çelişki oluşturmaktadır.
- Ergun Özbudun, <u>Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II,</u> Ankara:1986, s.80.
- Mumcu, a.g.y., s.5-6.Ancak Mumcu bu konudaki görüşünü değiştirmiştir. Bkz. "Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Dersinin Öğretiminde Yapılan Yanlışlar", <u>I.Atatürk İlke-</u> <u>leri ve İnkılap Tarihi Semineri</u>, Samsun:1985, s.51.
|
|||
[{"class": "Metin", "confidence": 0.806894838809967, "polygon": [[1440, 1057], [1445, 85], [148, 78], [143, 1050]]}, {"class": "Resim", "confidence": 0.5262740850448608, "polygon": [[1349, 2003], [1349, 1609], [136, 1608], [135, 2002]]}]
| 17
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
Çoğul kullanımda yer alan devrim sözcüğü, genel tanımın dışında çok özel bir yoruma dayanmaktadır.Sözkonusu değişikliklerin devrim olarak adlandırılması durumunda geçmişte benzeri alanlarda yapılan düzenlemelere de aynı adı vermek, örneğin Türkler'in tarihte yaklaşık on kez yazı devrimi yaptıklarını söylemek gerekecektir.
Diğer yandan, bu özel kullanımda sözü edilen devrimlerin sayısı konusunda görüş birliği sağlanamamakta, kimi kaynaklarda "özgün" devrimlerle karşılaşılmaktadır.Bu arada devrim yerine reform teriminin kullanılmasının daha uygun olacağı ileri sürülmekte ,"Atatürk inkılapları" biçimindeki kullanımda reform ve yenilik anlamının bulunduğu savunulmaktadır.Nitekim özellikle batı dillerine yapılan çevirilerde devrim teriminin sözlüklerde yer alan karşılıkları yerine reform sözcüğünün yeğlenmesi bu görüşün ürünüdür.
## Türkler'in tarihte kullandıkları alfabeler için bkz. <u>Harf İnkılabı Simpozyumu</u>, İstanbul:1983.Abdülkadir Karahan, s.7-12 ve Meral Alpay, s.13-19. Üniversitelerarası Kurul tarafından kabul edilen Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Dersi Müfredat Programında a.g.y. s.439 vd. kimi örneklere raslanmaktadır. Mehmet Sağlam, "Kemalizmin Çağdaş Dünyaya Etkileri", <u>Atatürk Devrimleri I. Milletlerarası Simpozyumu Bildiri</u>-
$\frac{\text{leri, s.507.}}{\text{Marris}}$
Kongar, a.g.y., s.21
|
|||
[{"class": "Metin", "confidence": 0.8920024037361145, "polygon": [[1433, 2016], [1444, 330], [157, 322], [146, 2008]]}]
| 18
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
## § 2.GÖRÜŞÜMÜZ.
I. Kavram Bulanıklığı ve Toplumsal Gelişme.
Çağdaşlaşma ve azgelişmişlikten kurtulma çabası içinde olan toplumlar, bir dizi sorunla karşı karşıya kalmakta, yaşanan hızlı ve çok yönlü değişim olgusundan olumsuz yönde etkilenmektedirler.Bu etkilenme, kendisini teknolojik yeniliklere toplumun ayak uydurmasında olduğu kadar, belki daha da fazla düşünsel düzlemde göstermekte, toplumda var olan değer yargılarındaki değişimlerin ifade edilmesi zorlaşarak, eskisinden farklı anlamlar kazanan veya yeni üretilen kavramların yerine oturması, saydamlaşması büyük ölçüde olanaksızlaşmaktadır.
Benzer bir çizgi izleyen Türkiye'de, Türk Devrim Tarihi çalışmalarında görülen terimler kargaşasını, toplumun genelinde egemen olan geniş boyutlu bir kavram bulanıklığının yalnızca bir kesiti olarak tanımlamak ve doğal saymak yanlış olmasa gerekir.
Sözkonusu kavram bulanıklığının akademik çevrenen ürü-
nü olan yayınlarda da kendini göstermesi kaçınılmaz.Ancak en azından bilim ortamında daha tutarlı bir yol izlenmesini beklemek gerektiği kanısındayız.
Bu genel saptamaların ardından terimlerin anlamları üzerinde kişisel tutumların açıklanması, bir anlamda tartışma düzlemindeki konumun belirlenmesi gerekiyor.
II.Devrim Kavramı.
1.Anlamı.
Konumuzla ilgili olarak ihtilal, inkılap, devrim arasındaki ilişkilerin açıklanmasında karşılaşılan sorunun, yabancı bir dilden alınan sözcüklerle ifade edilen kavramların Türkçe karşılığının belirlenmesinden kaynaklandığı öncelikle belirtilmelidir.Sözcüklerin alındığı dilin Arapça olması, batı dillerinde tek bir terimle ifade edilen kavramların, birden fazla sözcükle açıklanması, kullanılagelmekte olan eskilerin yerine yeni Türkçe karşılığın saptanmasını güçleştirmektedir.
|
|||
[{"class": "Metin", "confidence": 0.9020218253135681, "polygon": [[1478, 2095], [1481, 236], [118, 234], [115, 2092]]}]
| 19
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
İnkılabın karşılığı olarak devrim, toplumda değişiklik düşüncesinin belirdiği, olgunlaştığı hazırlık döneminin ardından eski siyasal düzenin yıkılmasıyla -bir ad vermek gerekirse bu ihtilaldir- devam eder ve yıkılanın yerine yeni düzenin kurulmasıyla üç evrede gerçekleşir.
"Yıkma" ve "yeniden kurma"dan oluşan bir bütünün (inkılabın) "devirmek"ten türetilen devrimle adlandırılması,yalnızca İlk aşamayı anlattığı gerekçesiyle eleştirilebilmektedir.Oysa, yeni düzenin kurulması ancak eskisinin ortadan kaldırılmasıyla sözkonusu olabilir.Devirme eylemine verilen önem, eskiyi yıkmakla yeniyi kurma arasındaki "illiyet" bağından kaynaklanmaktadır.Bu noktada eski düzeni devirmekle iktidarı ele geçirmek birbirinden ayrılmaktadır.Salt iktidarın ele geçirilmesi, bu eylemin devrim olarak adlandırılabilmesi için yeterli değildir.Önemli olan eskinin, farklı olan yeninin kurulması için yıkılmasıdır.
## 2.İçeriği.
Devrim, olağanüstü olarak nitelenebilecek toplumsal bir değişme türüdür.Bu açıdan devrimlerin gerçekleştirilişine ilişkin formül üretmek olanaksızdır.Çünkü, devrimlerin düşünsel dayanakları, kanlı ya da kansız oluşları gibi nitel, sürelerinin uzunluğu, etkiledikleri coğrafyalar gibi nicel unsurları gerçekleştikleri toplumların özgül koşulları tarafından belirlenir.Dolayısıyla her devrimin özgün bir kimliği vardır.
Devrimlerin asıl karakterini yeni düzenin kurulması evresinde devrimi gerçekleştirenlerin sahip oldukları ideolojileriyle biçimlenen uygulamaları belirler.Sözkonusu uygulamalar, toplumsal kurumların yapı ve işlevlerine ilişkindir. Bu kapsamda:
1-Kimi kurumlar olduğu gibi korunur,
2-Kimi kurumların yapısı ve/veya işlevleri değiştirilir
3-Kimi kurumlar ortadan kaldırılır,
4-Eski düzende bulunmayan kimi yeni kurumlar, yeni işlevleri yerine getirmek üzere kurulur.
|
|||
[{"class": "Metin", "confidence": 0.9025256037712097, "polygon": [[1426, 2086], [1431, 315], [149, 311], [144, 2082]]}]
| 20
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
Devrim, bir anlamda; eski düzenden yenisine geçerken korunacak, değiştirilecek, kaldırılacak ve yeni oluşturulacak kurumlar arasında yapılan tercihler bütünüdür.
III.Türk Devriminin Anlamı.
Türkiye'de 1919-1938 yılları arasında gerçekleştirilen değişim süreci bir devrimdir.Gerçekleştirilmesi döneminde "savaş hali"nin egemen olması, Türk Devriminin anlamını değiştirmez.Kuşkusuz Kurtuluş Savaşı Türk Devrimi üzerinde etkili olmuştur.Ancak asıl önemli olan 1876 Kanunu Esasisi'nin yürürlükte olduğu Osmanlı toprakları üzerinde, Kanunu Esasi'ye rağmen ikinci bir iktidarın kurulmuş olmasıdır.Başlangıçta fiili (de facto) olarak kurulan bu iktidar, savaşın kazanılması ve ülke genelinde tek meşru otorite haline gelmesiyle hukuksal (de jure) bir nitelik kazanmıştır.
Siyasal iktidarın anayasada gösterilen kurallara aykırı olarak -bir dönem devletin yalnız bir bölümüyle sınırlı kalsa da- ele geçirilmesi ancak ihtilal olarak adlandırılabi-
lir.Türk Devriminin bir ihtilali içerip içermediği konusunda kuşkuya düşülmesi, iktidar değişikliğinin bilinen diğer devrimlerdekine benzetilememesinden kaynaklanıyor olsa gerek.
Daha sonraki dönem yeni düzenin kurulması aşamasıdır. Türk Devrimi olarak ele alınan kavram, eski düzenin yıkılışı olgusu yanında ve ondan daha önemli olarak yeni siyasal ve toplumsal düzenin kurulması evresidir.Türk Devriminin Yorumları başlığı altında toplanan düşünceler de bu dönemde gerçekleşen değişikliklerin irdelenmesi sonucu ortaya çıkan görüşlerdir.
IV.Kavram Sorununun Yorumlara Etkisi.
Görüldüğü üzere Türk Devrimini ele alan yapıtlarda, araştırmacıların öznel tutumlarından doğan "kişiye özel" üstdiller, kavram sorununun okuyucuya yönelik anlamı yanında diğer bir gerçeği göstermektedir.O da kullanılan kavramların değişken görünümleriyle doğrudan doğruya yorumların bir parçasını oluşturmasıdır.
|
|||
[{"class": "Metin", "confidence": 0.9410603046417236, "polygon": [[1430, 2053], [1437, 645], [177, 638], [170, 2046]]}, {"class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8645354509353638, "polygon": [[1064, 638], [1107, 637], [1107, 588], [1064, 589]]}]
| 21
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
## İKİNCİ BÖLÜM
đ,
§ 1. YORUMLARIN BUGÜNE KADAR OLAN SINIFLANDIRILMASI.
I. Genel Olarak.
Türk Devriminin yorumlanması, 1919-1938 yılları arasında kalan zaman dilimi içerisinde, büyük ölçüde Mustafa Kemal Atatürk'ün düşünceleri ve eylemleriyle biçimlenerek Türkiye'de egemen olan ideolojiyle, bu ideoloji doğrultusunda izlenen politikaların devlete kazandırdığı yeni kimlik ve toplum genelinde ortaya çıkan değişikliklerin değerlendirilmesi olarak tanımlanabilir.
Türk Devrimi ve Cumhuriyet Tarihi incelemelerinin kilit kavramını oluşturan Kemalizm'in ortanın sağına ve soluna, tüm demokratik görüşlere açık olduğu düşüncesi , bu alanda görülen çok sayıdaki yorum ve değerlendirmelerin varlığına gerekçe oluşturmaktadır.
II. Yorumların Bugünkü Durumu.
Atatürk, Atatürkçülük ve Türk Devrim Tarihinin çeşitli yönlerine ilişkin değişik tür ve kapsamdaki yayınlar büyük sayılara ulaşmıştır.Özellikle Cumhuriyet'in kuruluşunun 50. yılı olan 1973'te ve Atatürk'ün 100. doğum yıldönümüne rastlayan 1981 yılında bu alanda sürmekte olan yayın çalışmalarında büyük artışlar görülmüştür.
Gerek üretilen düşüncelerin, gerekse bu düşünceleri içeren yayınların çokluğuna karşılık, Türk Devriminin yete-
İsmet Giritli, "Atatürk İdeolojisi ve Gençlik", <u>Atatürk</u> <u>Konferansları Dizisi</u>, İstanbul:1986, s.52-53.
|
|||
[{"class": "Metin", "confidence": 0.8233858346939087, "polygon": [[1427, 2090], [1432, 270], [156, 266], [150, 2086]]}]
| 22
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
rince ve bilimsel düzeyde incelenmediği ileri sürülmektedir. Bu görüşü savunanların akademik çevreden olmaları -bu çalışmanın sınırları göz önüne alındığında- bir özeleştiri niteliği taşıması açısından önemlidir.
Bu konuda Aytekin Ataay şunları söylüyor:
Atatürkçülüğün sistemleştirilmesinde gecikildiği gibi, bunun başarılı uygulaması olan Türk Devriminin bir bütün olarak bilimsel açıklamasının yapılmasında da gecikilmiştir. Gerçekte, bölünmez bir bütün olan Türk Devriminin ayrılmaz parçalarını oluşturan çeşitli devrim hareketleri arasında var olan bağlantının bilimsel açıklaması yapılmamış ve hepsinden daha önemli olarak da, bunların felsefi dayanakları, düşünsel temelleri ortaya konulmamıştır.
Bunun günahını, önemli ölçüde, bilim kurumlarımızın ve düşünürlerimizin taşıdıklarını belirtmek yersiz ve insafsız bir suçlama sayılmamalıdır.Değerli bazı çalışmalar bir kenara bırakılacak olursa, Atatürkçülük bilimsel yöntemle çeşitli açılardan bir bütün halinde işlenmemiş, sistemleştirilmemiş, tam bir açıklığa kavuşturulmamıştır.
Aynı konuda Erol Cihan'ın görüşleri ise özetle şöyle:
Bugün, Türkiye'de tek birleştirici kişilik taşıyan, Türk Devriminin düşünce biçimidir.Hatta bu düşünce biçimi bile herkesin kendi çıkarına göre, gerçek niteliğinden saptırdığı bir kimlik kazanır hale gelmiştir.Herkes Türk Devrimi (Atatürk) ilkelerini kendi anlayış ve yorumlayışına göre sergilemektedir.Gerçekte Türk (Atatürk) Devrimi ve düşüncesi, ne onun sempatizanları, ne de ona karşı olanlar tarafından bilimsel bir dürüstlük içinde belirtilmemektedir.
Türk toplumunda bir uçtan diğer uca kadar, hemen herkes Türk Devrimini, Atatürkçülüğü, kendine göre yorumlamaktadır. Hatta öyle isabetsiz yorum yollarına başvurulmuştur ki, ortaya "biçimsel Atatürkçülük" çıkmıştır.Atatürkçülük, belirli bir amaca varılmak için araç olarak kullanılabilmektedir.
- Aytekin Ataay, "Kemalizme (Atatürkçü Öğretiye) Giriş", <u>Prof.Dr.Ümit Doğanay'ın Anısına Armağan I,</u> İstanbul:1982, s.160.
- Erol Cihan, <u>Türk İnkılap</u>..., s.61-62.
|
|||
[{"class": "Metin", "confidence": 0.9230437874794006, "polygon": [[145, 1855], [1429, 1853], [1427, 397], [143, 399]]}]
| 23
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
Üniversitelerde sürdürülen Atatürk İlkeleri öğretiminin bir tarih konusu olarak algılandığını, tarihsel-kronolojik bir anlatımla incelendiğini belirten Ersin Kalaycıoğlu ise, Türk Devriminin yorumlanması konusunda da geçerli olabilecek şu değerlendirmede bulunuyor:
Bir iki istisnası olmakla birlikte, yazarların büyük çoğunluğu tarih ve hukuk eğitimi görmüş olduklarından, Atatürk İlkeleri gibi çağdaşlaşma süreciyle içiçe girmiş bir sosyo-kültürel ve siyasal değişme olayını anlatabilecek ve yorumlayabilecek çağdaş toplumbilim eğitimi görmemişlerdir. Bu nedenle Atatürk İlkelerinden bir kural koyma veya kodifikasyon olayı, ya da kronolojik gelişmeler halinde söz edil= mekle yetinilmektedir.Atatürk İlkelerinin çağdaş siyaset bilimi, ekonomi, sosyal psikoloji, sosyoloji veya antropoloji bilimlerinin analiz araçlarıyla incelenmesi büyük ölçüde yapılmamış olarak kalmaktadır.
III. Yorumların Sınıflandırılması.
1. B.Akarsu'ya Göre.
Türk Devrimine ilişkin yapılan yorumları sınıflandıran, kitap sayılabilecek hacımdaki tek yayın Bedia Akarsu'nun. "Atatürk Devrimi ve Yorumları" adını taşıyan bu yayın , yorumları sınıflandırırken hangi yazarlara dayandığını göstermemekle birlikte, yorumların sınıflandırılabilecek ölçüye ulaştığını, ortaya koyduğu sınıflama düzeniyle kanıtlıyor. Bu düzene göre, Türk Devriminin yorumları şöyle sıralanıyor:
l. Atatürk Devrimiyle eski reforlar arasında bağlantı kuran görüş:Atatürk Devrimi, Tanzimattan beri gelişen düşüncelerin doruğa erişmesi ve kesinlik kazanmasıdır.Bu devrimin temellerini son 100-150 yıllık tarihimizde bulabiliriz.Dev-
- Ersin Kalaycıoğlu, "Bir Siyasal Değer ve Tutum Aktarma Süreci Olarak Atatürk İlkelerinin Öğretimi ve Üniversite" <u>I.Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Semineri</u>, Samsun: 1985, s.36.
- Ankara:1981.
|
|||
[{"class": "Metin", "confidence": 0.9269039034843445, "polygon": [[1420, 2024], [1425, 308], [155, 305], [150, 2020]]}]
| 25
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
2. S. Sinanoğlu'na Göre.
Yorumları sınıflandırmaya çalışan ikinci yayın bir makaledir. Bu makalede de Akarsu'nun kitabında olduğu gibi, yorumların hangi yazarlara ait olduğu belirtilmiyor.
Türk Devrimi konusunda üç görüşün bulunduğuna değinen Suat Sinanoğlu, "Aslında bir yorum niteliği bile taşımayan bu anlayışlar (çünkü yorum, tahlil ve muhakeme yollarından geçirilerek varılan hüküm demektir) toplumun inkılaba karşı üç değişik tutumunun ifadesinden ibarettir" değerlendirmesinde bulunarak şu sınıflandırmayı yapıyor:
<u>Birinci tutum</u>: Atatürk Devrimini radikal bir batılılaşma hareketi olarak kabul etmekle birlikte, -uygarlık-kültür ayrımına uydurdukları ve Batı kültürünün esasını Hristiyan düşüncesinden ibaret sandıkları için- bir yandan Batının bilimini, tekniğini, kurumlarını, öğretim ve eğitim sistemlerini ve laiklik kavramını benimseyip, bir yandan da (ne gibi bir çelişkiye düştüklerinin farkında olmadan) kültürlerinin doğulu karakterini korumak isteyenlerin tutumudur.Mevcut gö-
rüşler arasında en ileri görüşü temsil eden bu aydınlar, eski düzeni belirsiz bir "çağdaş uygarlık" kavramı, tarih ve düşünce düzleminde açıklayamadıkları bir kavram adına reddederler.Bunların tutumu İkinci Dünya Savaşının sonuna kadar devletin de benimsemiş olduğu tutumdur.
İkinci tutum: İnkılabı benimsememekle birlikte, Atatürk'ü asker olarak beğenenlerin, O'nu İslam alemini nihai felaketten kurtaran kahraman olarak görenlerin tutumudur. Bunlar, Türk toplumunun düşünce ve kültür yönünden doğulu kalmasını isterler.Devrimin birçok yönünü onaylamazlar ve laiklik ilkesine şiddetle karşıdırlar.Bu tutum çok partili sisteme geçildiğinden beri güç kazanmış, aşağı yukarı yirmi yıldan beri topluma el altından yön veren başlıca yorum konumuna yükselmiştir.
Suat Sinanoğlu, "Türk İnkılabının Üniversal Değeri", <u>Cumhuriyet 81</u>, İstanbul:1981, s.142-145.
|
|||
[{"class": "Metin", "confidence": 0.9125152230262756, "polygon": [[1412, 1462], [1416, 231], [163, 227], [159, 1458]]}]
| 26
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
Üçüncü tutum:Gericilik veya devrim düşmanlığıyla adlandırılan bu tutum, devrimin tamamını reddedip eski teokratik düzenin yeniden kurulmasını özleyenlerin tutumudur.
Sinanoğlu, kendi görüşünü ise Dördüncü yorum başlığı altında kısaca şöyle açıklıyor:
Atatürk Devrimi, bizzat memlekette yerleştirmeye çalıştığı akılcı ve insancı değerler sistemi açısından incelendiği zaman, ortaçağ düşüncesinin reddi ve laik düşüncenin kabulü olarak belirmektedir.
Laik düşüncenin ışığında, Atatürk Devrimi doğmatik değerler sisteminin reddi ve akılcı-insancı bir temele dayanan yeni bir değerler sisteminin kabulü olarak görünmektedir. Bu yoruma göre Atatürk Devrimi ölçülmez bir değerdedir.Yeryüzünde gerçekleşen ihtilallerin en geniş kapsamlısı, en radikali, en hayret vericisidir.
Devrimin bu yorumuna göre, "çağdaş Batı uygarlığına erişmek" veya başka bir deyimle, "batılılaşmak" ancak akılcı ve insancı değerler sisteminin benimsenmesiyle mümkündür.
Her iki sınıflandırma düzeni de kanımca gözlem ve iz-
lenimlere dayalı, yılların birikiminden kaynaklanan, nesnellikten uzak, öznel görüşlerdir.Toplum içinde değişik olayların algılanmasıyla bu görüşler beslenmiştir.Nitekim yayınlarda dipnot ve kaynakça eksikliği bunu kanıtlıyor.
|
|||
[{"class": "Metin", "confidence": 0.9123334884643555, "polygon": [[1413, 2043], [1419, 294], [150, 290], [144, 2039]]}]
| 27
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
## § 2. YORUMLARIN YENİDEN SINIFLANDIRILMASI.
I. Genel Olarak.
Buraya kadar tanıtılan sınıflandırmalarda görüldüğü gibi ayrı yorumların hareket noktasını "Batı" kavramı oluşturuyor.Hangi bakış açısının ürünü olursa olsun, açık ya da örtülü Batı olgusuna tüm yorumlarda yer veriliyor.Bu durum kimi zaman "Batıdan neyi ne kadar, nasıl alalım?" sorusuna yanıt aranırken, kimi zaman da Yakın Dönem Türk Tarihi kapsamı içinde ele alınan olayların Batı kaynaklı kuramlarla açıklanması, Batıyla benzerlik ya da ayrılıkların saptanması aşamasında ortaya çıkıyor.
Türk Devrimine ilişkin yorumların genel kabul görmüş bir sınıflandırmasının bulunmaması, yorumlar arasındaki ayrılıkların açık olarak belirlenmesinde karşılaşılan zorluklar ve toplum genelinde sözkonusu edilen yorumların, akademik çevreye yansıyış biçimi, yeni bir sınıflandırma yapılmasını gerekli kılmaktadır.
Burada kurmaya çalıştığım yeni sınıflandırma düzeni, kaynakçada görülen ve yalnız akademik çevreyle bağlantılı olmuş ya da hala bağlantılı olan yazarların yorumlarına bağlanmıştır.Bu yorumlar Batı kavramından yola çıkarak şu bölümlere ayrılabilir:
Tikel (Kısmi) Batılılaşma Görüşü,
Tümel (Tam) Batılılaşma Görüşü,
Sınıfsal Devrim Görüşü.
II. Tikel (Kısmi) Batılılaşma Görüşü.
Açıklama.
Bu başlık altında Akarsu'nun sınıflandırmasında belirtilen "Atatürk Devrimiyle eski reformlar arasında bağlantı kuran görüş"le Atatürk Devrimini "Uygarlık Devrimi olarak ele alan görüş", ayrıca Sinanoğlu'nun yaptığı sınıflandırmada yer alan ilk iki tutum ele alınmaktadır.
|
|||
[{"class": "Metin", "confidence": 0.9080910086631775, "polygon": [[1414, 2051], [1418, 321], [148, 317], [143, 2047]]}]
| 28
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
Tikel batılılaşma teriminden de anlaşılacağı gibi, bu bölümde yer alan yorumlar, "Batıdan ne alalım?" sorusuna seçmeci bir anlayışla bakanların düşüncelerini içermektedir.
Batılılaşma konusunda savunulan seçmeci anlayışın uzun bir süreç içinde belirlendiği görülüyor.Bu nedenle sözkonusu dönem içindeki gelişmelere kısaca değinmek gerekmektedir.
Osmanlı Devleti'nin yenileşme sürecinde Tanzimat, Islahat, Birinci ve İkinci Meşrutiyet aşamalarında doğup gelişen düşünce akımlarının en önemli gündem maddelerini oluşturan Batıdaki gelişmeye yetişme ve devleti kurtarma kaygısı, değişik çözüm yolu arayışlarına neden olmuştur.Bu arayışlar içerisinde "savunma mekanizmaları" içeren görüşler önemli yer tutmaktadır.
Tanzimat'la Osmanlı Devleti'ne yerleşen ikili yapı, bu yapıyı yaratan ve yine bu yapının ürünü olan yenileşme hareketleri karşısında toplumun kimi kesimlerince takınılan tavırların Cumhuriyet döneminde de varlıklarını sürdürmekte olduklarını söylemek yanlış olmayacaktır.Türk Devriminin Tikel Batılılaşma olarak ele aldığımız bu grubu içindeki yorumlarında seçmeci yaklaşımın uygarlık-kültür ayrımına dayandığını görüyoruz.Bu ayrımın medeniyet-hars olarak adını koyduğu için bir anlamda yaratıcısı sayılan Ziya Gökalp'ten sıkça söz edilmekte, Gökalp'in tanımından hareketle Cumhuriyet öncesi batılılaşma hareketleriyle Türk Devrimi arasında koşutluklar kurulmaya, ortak paydalar bulunmaya çalışılmaktadır. Bu kapsamda yer alan yazarlardan Orhan Türkdoğan, bir makalesinde Gökalp'in görüşlerine değindikten sonra; "1910'lardan sonra getirilen bu görüşler, Cumhuriyetin kuruluşundan sonra Kemalist ideolojinin köşe taşını teş-
kil edecektir...Tesanütçülük Atatürk'te 'bağlılık-dayanışma' şeklinde ele alınacak, halkçılık ise bir popülizm hareketinden ziyade sosyolojik bir mahiyet alacaktır." diyor.
Orhan Türkdoğan, "Cumhuriyetten Önce Yenileşme Hareketleri ve Atatürk'te Milli Devlet Anlayışı", <u>Türk Dünyası Araş</u>-<u>tırmaları</u>, 13 (1981) s.63-64.
|
|||
[{"class": "Metin", "confidence": 0.87813401222229, "polygon": [[1423, 2038], [1429, 223], [169, 219], [163, 2034]]}]
| 29
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
Dörtyüz yıla yakın bir süre ümmet ideolojisi içinde kaybolan Türklük bilincinin, 1789 Fransız Devriminin etkisiyle yayılan milliyetçilik ideolojisi sonucunda Osmanlı Devleti'nde kendi aslına dönüşü başlattığını, 5.Murat'tan sonra 2.Abdülhamit'in bu akımın ikinci temsilcisi olduğunu ileri süren Türkdoğan;
"Sultan Abdülhamit'te beliren bu Türklük ruhu, dönemin edebi akımları ile kültür ve düşünce hayatına da aksetmiştir.Daha sonra da Jön Türkler ve ittihatçılar bu Türkçülük cereyanını resmileştirdiler.Bu hususta, partinin umumi kâtibi Ziya Gökalp'in büyük rolü olmuştur." sözleriyle dolaylı olarak 2.Abdülhamit'le Atatürk arasında bağlantı kurmaktadır.
Türkdoğan,aynı makalesinin sonuç bölümünde, incelemesinde kültür bütünlüğü metoduna bağlı kalarak olayları değerlendirmeye çalıştığını, "Osmanlı devletiyle Türkiye Cumhuriyetini kuranların müşterek bir kültür çevresine mensup kimseler olduğu" ve "tarihimizin muayyen bir döneminde" başlayan
yenileşme hareketlerinin zaman içinde gelişerek vücut bulduğu" biçiminde iki vasayım üzerinde durduğunu belirterek özetle şunları söylüyor:
Kemalist ideoloji, bu iki varsayıma dayanılarak açıklandığı takdirde, tarihi rolü ve yeri daha çok aydınlanmış olacaktır.Bu açıklamada diğer bir konu da Kemalist sistemin kurucusunun tarihi olayları açıklarken benimsemiş olduğu Türk ulusunun kültür özellikleri ve değerlerine olan inancı ve bu inanca dayalı metodolojisidir.Bu metodolojiye göre, Mustafa Kemal, giriştiği devrim hareketlerinde bir yanda kendisinden önce geliştirilmiş yenilik unsurlarını uygularken akılcı ve gerçekçi olmaya çalışmış, öte yandan Türk ulusuna vereceği içeriği belirlemede son derece duyarlı davranmıştır. İşte bu sistemin metodolojisinin köklerini bu doku içinde aramak gerekir.Atatürk, bir devlet kurucusu olarak hem Türkiye Cumhuriyeti'ni kuranların geçmişine sahip çıkmış, hem de
Türkdoğan, a.g.y., s.71.
|
|||
[{"class": "Metin", "confidence": 0.8263936638832092, "polygon": [[1456, 1989], [1459, 183], [107, 180], [104, 1987]]}]
| 30
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
kendisinden önceki yenileşme hareketlerine milli bir ruh getirmiştir.Bu her iki yönelim, onun metodolojisini verir.
Öte yandan Mehmet Saray, Türk Ulusunun kaderinin Batı uygarlığının beşiği olan Avrupa'yla sıkı sıkıya bağlı olduğunu gören Atatürk'ün, Batı uygarlığı dünyasına girmeden önce Türk ulusunun ulusal kültürüne mutlaka sahip çıkarak güçlendirilmesi gereğine inandığını belirterek şunları söylüyor:
Eğer, Batı uygarlığıyla birlikte, bu uygarlığı meydana getirenulusların kültürleri de Türkiye'ye girer ve Türk kültürünü nüfuzu altına alırsa,o zaman binbir özverilerle kazanılan siyasal bağımsızlığın bir işe yaramayacağını, çünkü kültürlerini yitiren ulusların er veya geç siyasal bağımsızlıklarını da yitireceklerini çok iyi biliyordu.
Ziya Gökalp'in düşüncelerini sistematik bir biçimde ortaya koyduğu, 1923 yılında basılan "Türkçülüğün Esasları" adlı kitabının Cumhuriyet Türkiyesi'nin temel ideolojisini oluşturduğunu ileri süren Mehmet Kaplan, Atatürk ve Atatürk devri aydınlarının büyük bir bölümünün düşüncelerinin çoğunu bu kitaptan aldıklarını belirterek şöyle devam ediyor:
Tarihin akışıyla Ziya Gökalp'in düşünceleri arasında tam bir uyum vardır.Mustafa Kemal, İstiklal Savaşını yaparken, "Milli irade" kavramına dayanır.Yeni Türkiye Cumhuriyeti'nin temel felsefesi milliyetçiliktir.Milliyetçilik düşüncesi karşısında İslam ittihadı da, soyut insaniyetçilik de tarihe karışır.Atatürk milli dil, milli tarih, milli kültür ve milli sanatı geliştirmek için birçok kurumlar kurar.Gökalp'in yazılarındaki soyut düşünceler, Atatürk döneminde gerçekleşir ve en güzel meyvelerini verir.
Ziya Gökalp ve Atatürk'ün başarısı, düşünce ve eylemlerini gerçeğe dayandırmalarından ileri gelir.Fakat bu basit
Türkdoğan, a.g.y., s.lll.
Mehmet Saray, "Atatürk ve Türk Tarihi", <u>Türk Kültürü</u>, 249 (1984) s.4.
|
|||
[{"class": "Metin", "confidence": 0.8973262906074524, "polygon": [[1452, 2023], [1462, 291], [169, 284], [159, 2016]]}, {"class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.5603203177452087, "polygon": [[791, 2113], [828, 2113], [828, 2087], [790, 2087]]}]
| 31
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
bir gerçekçilik değil milli kültüre dayalı çağdaş bir Türkiye yaratma idealini hedef alan bir gerçekçiliktir.
2. Eleştiri.
------
Yukarıda düşünceleri aktarılan tikel batılılaşma görüşünü savunanlar, uygarlıkla kültür kavramlarını birbirinden ayırmakta, Türk Devrimini Batının bilim ve tekniğinin alınması, bunların dışında kalan toplumsal kurumların dışlanması olarak yorumlamaktadırlar.Buna karşılık tümel batılılaşma görüşünü savunanlar, tikel batılılaşma yanlılarını akademik çevre içinde eleştirmektedirler.
Örneğin Macit Gökberk Osmanlı Devletinde 18. yüzyıl sonlarından başlayarak Batıda gelişen başta teknik olmak üzere birtakım düşünceleri, görüşleri ve kuramları benimsemeye girişildiğini anımsatırken, I. ve II. Meşrutiyetlerin bu girişimlerin politika alanındaki görünüşleri olduğunu belirterek şöyle devam ediyor:
Batıya yönelme gerçi Atatürk'ten çok önce başlamıştır
ama, Atatürk'le kendisinden önceki yönelişler arasında önemli bir ayrılık vardır.Tanzimatçılar, Osmanlı Devletinde ancak birtakım düzeltmeler yapmak istiyorlardı, bunun için de Batının teknik örgütlenme gibi "maddi kültür"le ilgili yönleri alınacaktı.Töreler, hukuk, sanat gibi toplumun özüne bağlı olan "manevi kültür" yönüne dokunulmayacaktı.
Bu anlayış "kültür"le "uygarlığı" birbirinden ayırıyor:"Kültür" iç değerlerdir, "uygarlık" ise dış değerlerdir. Bu sonuncular bir toplumdan ötekine taşınabilirler.Birinciler ise kendilerini ortaya koymuş olan toplumun öz malı olarak kendisinde kalırlar.
Atatürk'ün ön ayak olduğu değişiklikler ise şurada burada birtakım düzeltmeleri gerçekleştirmeyi değil, bütün bir değerler dizgesini değiştirmeyi, devirmeyi amaçlar.
Mehmet Kaplan, "Ziya Gökalp'in Düşünce Sistemi İçinde Kültür Kavramının Yeri", <u>60. Ölüm Yıldönümünde Ziya</u> <u>Gökalp</u>, İstanbul:1986, s.18.
|
|||
[{"class": "Metin", "confidence": 0.8750234246253967, "polygon": [[1410, 2059], [1415, 284], [151, 280], [147, 2056]]}]
| 32
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
Bu girişimlerin dayandığı sav, dış değerleriyle, iç değerleriyle uygarlığın bir "bütün" olduğudur.Her uygarlığın bir biçemi vardır.Bir uygarlığın bütün öğeleri -ahlakından, toplumsal düzeninden tekniğine kadar- belli bir biçemin rengini taşırlar.Onun ilkeleriyle dokunmuşlardır.Tüm uygarlık öğeleri içiçedirler, birbirlerini karşılıklı olarak etkileyip bir uyuma varmaya çalışırlar.
"Kültür"le "uygarlık" arasında yapılan yapay ayrım Osmanlı dönemindeki Batıya yönelişi duraksamalarla yüklemişti.Cumhuriyet dönemindeki başarılı atılımlar, Batı uygarlığını bir bütün sayıp, ona kesin olarak yönelişten, böylece de duraksamaları aşabilmeden hızlarını almışlardır.
Gökberk'le aynı görüşleri savunan Giritliye göre, Atatürk'ün batılılışmadan anladığı şey, uygarlaşmadan ibarettir.Uygarlığın maddesel yönü olan "teknik" ve anlamsal yönü olan "kültür" bir bütün oluşturur.Bu bakımdan da Atatürk uygarlık ve kültürün kesin olarak birbirinden ayrılmayacağı düşüncesindedir.Oysa Türkiye'yi batılılaşmaktan, hiç deği‡se kısmen alıkoymak isteyenler, uygarlık ve kültür ayrımına umut bağlamaktadır.Batı kültür ve uygarlığının oluşumunda Hristiyanlık rol oynamış olsa bile, rasyonel döneme geçişten sonra ve hele bugün, Batı uygarlığının teoloji ve dolayısıyla da Hristiyanlıkla hiç bir ilgisi yoktur.
"Atatürk Devrimi Tanzimattan beri yapılan reformların kesin bir sonuca bağlanması mıdır?" sorusunu ortaya atan Akarsu, şu yanıtı veriyor:
"Tanzimattan beri girişilen reform hareketleri sözcüğün anlamından da anlaşılacağı gibi, sadece bir 'ıslahat' hareketidir Kurumları yenileştirme, yenileştirirken de Avrupa'daki kurumları örnek alma.Oysa Atatürk hiçbir ıslahat haretine girişmemiş, doğrudan doğruya köklü bir devrim yapmıştır."
- Macit Gökberk, "Atatürk ve Uygarlık", <u>Türk Dili</u> 338 (1979), s.279.
- İsmet Giritli, <u>Kemalist Devrim ve İdeolojisi</u>, İstanbul: 1980, s.131.
|
|||
[{"class": "Metin", "confidence": 0.8394815921783447, "polygon": [[1439, 2089], [1452, 265], [142, 255], [129, 2080]]}, {"class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.25924742221832275, "polygon": [[1187, 244], [1188, 213], [1154, 211], [1152, 243]]}]
| 33
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
Akarsu'ya göre, Atatürk eski kurumları kökünden temizleyerek yepyeni bir sistem getirmiştir.İlkin devletin biçimini kökünden değiştirip halk egemenliği kurmuş, teokratik düzen yerine laik düzeni getirmiş, hukukta, dinde, dilde, düşüncede, eğitimde, ekonomide kişisel ve toplumsal özgürlüğü ve bağımsızlığı sağlamıştır.Tanzimat bunların hiçbirini sağlayamadığı gibi, bu konularda açık da değildir.Gerçi Atatürk Devrimlerinin her biri üzerinde birtakım düşüncelere Tanzimat dönemi düşünürlerinde de rastlamıyor değiliz.Ama birtakım düşüncelerin daha önce var olması Atatürk Devriminin bunların bir sonucu olduğunu göstermeye yeterli değildir.
Ziya Gökalp te içinde, Cumhuriyet öncesi düşünürlerinin göremedikleri gerçeği Atatürk görmüş ve uygarlık derken salt teknik gelişmeleri anlamamış, kültürü de içine alan bir uygarlık anlayışıyla, Batının, batılı düşüncenin sonuçlarına değil, temellerine, kaynaklarına inmiş, uygar Batıya temel olan düşünüşe uzanmıştır.O da aklın kılavuzluğunda bilimsel düşünüştür.Atatürk tek bir uygarlık olduğuna ve buna da ancak "ilim ve fenle" varılabileceğine inanıyordu. Görüldüğü gibi Tikel Batılılaşma başlığı altında yer alan yorumlar iki yönden eleştirilmekte.
İlk eleştiri, Tanzimat, Islahat ve diğer Cumhuriyet öncesi batılılaşma hareketleriyle, Türk Devirimi arasındaki ilişki konusunda yapılıyor.Osmanlı batılılaşma hareketlerinin Türk Devriminden biçim ve içerik açısından tümüyle ayrı olduğu ileri sürülürken, Türk Devriminin ve Atatürk'ün özel yeri önemle vurgulanıyor.
İkinci olarak, Cumhuriyet öncesi batılılaşma hareketlerinden kaynaklanan kültür- uygarlık ayrımına kimi yazarlarca karşı çıkıldığı görülüyor.Bu bağlamda ayrımcı görüşün Osmanlı döneminden Cumhuriyete sistemleştirilerek aktarılmasına bir anlamda aracılık eden Ziya Gökalp'in Türk Devrimi ideolojisiyle ilişkilendirilmesi eleştirilerek, Türk Devriminin uygarlık ve kültürü tek bir kavram olarak ele aldığı, bu tutumun bilimsel gerçeklere uygun olduğu özellikle belirtilmektedir.
Akarsu, a.g.y., s.33-36.
|
|||
[{"class": "Metin", "confidence": 0.899334192276001, "polygon": [[138, 1825], [1410, 1822], [1406, 354], [133, 357]]}]
| 34
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
III. Tümel (Tam) Batılılaşma Görüşü.
Bu bölümde toplanan yorumlarda "batılılaşma"yla birlikte "çağdaşlaşma" ve "modernleşme" terimlerinin eşanlamlı olarak kullanıldığı görülüyor.
Çağdaş uygarlık düzeyinden, günümüz uygarlığının en yüksek basamağının anlaşıldığını, bu en yüksek basamakta Batılı toplumların bulunduğunu belirten Gökberk, çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmanın, diğer bir deyişle batılılaşmanın "bugünkü batılı toplumların tutumunda olmak" anlamına geldiğini savunuyor.Gökberk, Batı uygarlığının yapısını çözümleyerek bu yapıyı taşıyan ve yöneten değerleri, gerçekleri belirler, özelliklerini ortaya koyabilirsek çağdaş uygarlık düzeyinin ne oldugunu açık seçik olarak kavrayabileceğimizi söylerken, bu sözleriyle batılılaşma ve çağdaşlaşma kavramları arasındaki ilişkiyi ortaya koyuyor.
Tümel Batılılaşma olarak ele aldığımız grupta bulunan görüşler büyük ölçüde benzerlik göstermekle birlikte, kullanılan terimlerden hareketle ayrı başlıklar altında incelemek
uygun olacaktır.
## 1. Çağdaşlaşma.
Türk Devrimini, özel tarihsel ve toplumsal koşullar içinde donmuş ve kendini yenileme yeteneğini yitirmiş bir kültürün, Osmanlı kültürünün, XIX. yüzyılda Batı etkisiyle bütünlüğünü yitirip ikili bir kimlik kazanmasıyla ortaya çıkan anormal bir durumun tasfiyesi olarak tanımlayan Taner Timur, devrimle hukuk planında "kültür ikileşmesi"nin ortadan kaldırıldığını, bağımsız ve modern bir devletin hukuksal temellerinin kurulduğunu, gerçek bir sanayileşme ortamı hazırlandığını belirtiyor.
Gökberk, a.g.y., s.278.
-----
Taner Timur, <u>Türk Devrimi Tarihi Anlamı ve Felsefi Temeli</u>, Ankara:1968, s.157.
|
|||
[{"class": "Metin", "confidence": 0.8374576568603516, "polygon": [[143, 1813], [1426, 1810], [1422, 350], [139, 353]]}]
| 36
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
.
Kili'ye göre Atatürk Devriminin amacı Türk ulusunu, kapalı bir toplum yaratmadan, bağımsız olarak çağdaş uygarlık düzeyine çıkarmaktır.Bu amaca ulaşmak için usu, bilimi, egemen kılan laik, halkçı, devrimci, özgürlükçü, ulusçu bir toplum ve devlet yönetimi öngörülmüştür. Atatürkçülük ise tüm çağdaşlaşmaya, uluslaşmaya bağlılığın ideolojik anlatımıdır. Atatürkçülük ulusal Türk devletinin ideolojisidir.Atatürk devrim atılımları ise bu çağdaşlaşmayı, uluslaşmayı gerçekleştiren ve gerçekleştirecek uygulamalardır.Atatürk Devrimi ve Atatürkçülük düşün ve eylemi birlikte yürüten, yüreklilikle, duraksamadan ve ödün vermeden Türk toplumunu tüm çağdaşlaştırmaya yöneliktir.Bu çağdaşlaşma yenileşme eyleminde çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmış ülkelerin uygulamalarından yararlanılmıştır, ancak bu ülkelenden alınanlar ulusal istenç ve kararlar sonucu olmuş, neler alınacağı da yine ulusal düzeyde belirlenmiştir.
Bağımsızlıklarını yeni elde eden ülkelerde ekonomik, toplumsal ve siyasal alanlarda meydana gelen değişmelerin çağdaşlaşma devriminin bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kili, çağdaşlaşma konusunda şunları söylüyor:
Çağdaşlaşma, kaynakları usçu bir biçimde kullanarak çağdaş bir toplum yaratmayı amaç edinen bir eylemdir.Çağdaş toplum teknoloji, toplumsal dayanışma, kentleşme, okur yazarlık, toplumsal hareketlilik ve ulusal kimlik bilinci gibi öğelerin varolduğu yaygın bir toplumun yaratılması biçiminde tanımlanabilir.Çağdaşlaşma hareketi değişmenin önü alınamaz bir parçası olarak geleneksel toplumun güçten düşmesini sağlar.
Çağdaşlaşma olgusunun dayandığı temel inanç usçu ve bilimsel denetleme olarak tanımlanabilir.Çağdaşlaşma "dünya ekini"nin yaygınlaşması olarak da tanımlanabilir ki bu da şu temel öğelere dayanır;ileri düzeyde bir teknoloji ve bilimin var olması, yaşama usçu bir bakış, toplumsal ilişkilerde
|
|||
[{"class": "Metin", "confidence": 0.8083956241607666, "polygon": [[163, 1841], [1419, 1835], [1413, 375], [157, 381]]}]
| 37
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
laik anlayışın egemenliği, kamu işlerinde adalet duygusunun varlığı ve herşeyden önemli olarak da ulusal devlet biçiminin yaygın olarak benimsenmesi.Çağdaşlaşma olgusu hem devletin ve hem de toplumun geniş çapta dinamikleşmesini öngörür. Çağdaşlaşma yalnızca sanayileşme değildir.Ayrıca, toplumsal, psikolojik ve siyasal değişmeyi de içerir.
Atatürk Devrim modeli hem çağdaşlaşmayı, hem de kalkınmayı öngörür.Bunun özünde yatan da bağımsız ulusal bir devlet, çağdaş, kalkınmış bir toplum ve bu toplum içinde özgür bir insandır.Türk devrim atılımları bu amaca yöneliktir.
Türk Devriminin ana hedefinin, aslında iki yüz yıla yakın bir süreden beri devam eden gelişimimizin genel doğrultusuna egemen olan tarihsel ve toplumbilimsel saptadığı hedef olduğunu söyleyen Giritli'ye göre, Atatürk'ün dehası bu hedefe, Batının Rönesans, reformasyon, sanayi devrimi, 1789 Fransız Devrimi, bilim ve teknolojik alanlardaki devrimler sayesinde eriştiği çağdaş uygarlık düzeyine ulaşma, başka bir deyimle "uygarlık değiştirme" niteliği kazandırmıştır.Bu nedenle Türk Devrimi, köklü ve hızlı reformlarla gerçekleştirilen bir devrim olmuştur.Türk Devrimini daha önceki reform hareketlerinden yalnız derece bakımından değil, nitelik bakımından da ayırarak gerçek ve özgün bir devrim yapan bu "uygarlık değiştirme" işlemidir.
2. Batılılaşma.
"Türkiye'de Çağdaşlaşma" adlı kitabında Türk çağdaşlaşma tarihinin ayrıntılı bir incelemesini yapan Niyazi Berkes, Cumhuriyet dönemindeki değişmelerin "adeta zincirlemesine ve zorunlu imiş gibi birbiri arkasına yola çıktığını, belirli bir mantığı bulunduğuna" dikkat çekerek; "Bu, Türk toplumunu çağdaş Batı uygarlığı yörüngesine sokma amacında
Suna Kili, "Atatürk Devrim Modeli, Çağdaşlaşmak ve Kal-Kınmak", <u>Deniz Harp Okulu Atatürk Konferansları</u>, İstanbul:1981, s.3-9.
Giritli, a.g.y., s.24.
|
|||
[{"class": "Metin", "confidence": 0.8309704661369324, "polygon": [[1450, 2063], [1463, 293], [138, 283], [125, 2053]]}]
| 38
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
toplanır.Bu gerçekleştikten sonra baş ilke geleneksellik değil, devrimcilik olur.Bu yöne dönüş gerçekleştikten sonra Batılılaşmak bir erek olmaktan çıkar; bir başlangıç noktası olur.Atatürk'ün sağlığında toparlanan ilkeler arasında Batılılaşma ilkesi olarak bir ilkenin bulunmaması ilginçtir" diyor.
Sanayi devrimleri ve büyük düşünce akımlarının yaratıcılığını yapmış bir uygarlığın, Batı uygarlığının belli devletlerin malı sayılamayacağını, ırkı, dili, dini ne olursa olsun, her insanın ve ulusun ortak malı olduğunu,dolayısıyla herkesin ondan yararlanabileceğini ve ilerlemesine yardım edebileceğini belirten Tarık Zafer Tunaya, Türk Devrimcilerine göre Batı uygarlığının asıl adının "müşterek medeniyet ailesi" olduğunu söylüyor.
Uygar olmanın, ileriliğe kavuşmak, çağdaş olmak, insanca yaşama olanaklarına ulaşmak anlamına geldiğini savunan, bunun taklit ve yabancılaşmak olmadığını belirten Tunaya'nın deyişiyle Kemalist yöntem coğrafya terimi Batıyı her zaman karşısında bulmuştur.Eğer Türkler, Batıya rağmen batılılaşma yoluna girmişlerse, bu Müdafaai Hukuk akımının uzantısı sayılmalıdır.Uygarlıkta ortaklık, ondan yararlanma, çağdaş değerlere ulaşma ve katkıda bulunma hakkından doğan bu doğrultu, tarihe aykırı düşmez. Daha önce Türk Devrimini batılılaşma olarak yorumladığını gördüğümüz Suat Sinanoğlu, Batı uygarlığının tarihsel gelişimine değiniyor ve Türk Devrimini, hümanist düşünceyi Batının sınırları dışına taşıran, evrensel değerde, büyük bir tarihsel olay olarak niteliyor.Bu değerlendirme ışığında, batılı olmayan topluluklara tutacakları yolu göstermekle insanlığın manevi evriminde yepyeni ve çok önemli bir dönem açmış olan Türk Devrimiyle, tarihisboyunca Batı kültürüne yabancı kalmış olan ve üstelik Hristiyan olmayan bir toplum, Batı uygarlığının çevresine girmiştir.
Niyazi Berkes, <u>Türkiye'de Çağdaşlaşma</u>, Ankara:1973, s.462.
T.Zafer Tunaya, <u>Siyasal Kurumlar ve Anayasa Hukuku</u>, İstanbul:1981, s.663.
Sinanoğlu, a.g.y., s.144-145.
|
|||
[{"class": "Metin", "confidence": 0.9351422786712646, "polygon": [[1410, 1963], [1427, 296], [175, 284], [158, 1951]]}]
| 39
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
Cumhuriyet dönemindeki batılılaşma hareketini kültürel değişim olgusunun tarihsel gelişimi açısından inceleyen Gökberk'e göre, Türk toplumunun Batı uygarlığına katılma çabaları XVIII. yüzyılın ortalarından beri sürüp gelmektedir. Başka bir deyişle, ülke, yaklaşık bin yıldır yer aldığı İslam kültür çevresinden ayrılıp, Batı kültür çevresine girmeye uğraşmaktadır. Türk toplumunu, kültür çevresini değiştirmeye yeryüzü ölçüsündeki ve yanıbaşındaki tarihsel gelişmeler zorlamıştır.Ancak, buradaki olgunun, bıradan bir kültür çevresi değiştirmeden daha öte bir anlamı vardır; bir çağdan öbür çağa, Ortaçağdan Yeniçağa geçiştir.Baştaki dağınık girişimlerden sonra, Tanzimat'la "resmileşip" gitgide bütünleşme yoluna giren bu yöneliş, başka etkenler yanında, birçok duraksama ve engellemeler yüzünden, gerektiği gibi kendini gerçekleştirememiş, böylece Ortaçağdan büsbütün çıkılamamıştır.Bu duraksamaları aşıp, Türk toplumuna, onu Ortaçağdan kesin olarak ayıracak adımları attıran Mustafa Kemal Ata-
türk'tür.O'nun devriminin temel anlamı budur.
Kongar ise, Türk Devriminin uygulama aşamasına bakıldığında son derece ilginç noktalar görüldüğünü, öncelikle altı ok biçiminde özetlenen altı ilkenin, "Batılılaşma" ideolojisinin gerekleri olarak formüle edildiğini belirterek, "yeni ideolojinin toplum modeli, Türk Devrimi'nde 'Batılılık'tır"diyor.Bu bağlamda, sözkonusu modeli gerçekleştirebilmek için Batının geçirdiği aşamaları hızla geçirmek gereği, Mustafa Kemal ve arkadaşlarını birtakım "kısa yol"lar aramaya yöneltmiştir.Bu kısa yollar, gerek ideolojik olarak düşünce planında, gerekse pratik olarak somut uygulama alanında biçimlenerek "altı ok" niteliğine bürünmüştür.
- Macit Gökberk, "Aydınlanma Felsefesi, Devrimler ve Atatürk", <u>Çağdaş Düşüncenin Işığında Atatürk</u>, İstanbul: 1983, s.283.
- Kongar, a.g.y., s.368.
|
|||
[{"class": "Metin", "confidence": 0.939739465713501, "polygon": [[130, 1855], [1413, 1855], [1413, 395], [130, 395]]}]
| 40
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
## 3. Türk Aydınlanması.
Türk Devriminin yorumlarını sınıflandırırken kendi görüşünü ayrı bir başlık altında açıklayan Akarsu, aydınlanmanın, her türlü zamanını doldurmuş, anlamını yitirmiş değer ve biçimlerden kopup, akıl ve bilimin aydınlattığı yolda yaşama yeni bir düzen vermeyi denemek, tüm eylemlerimize akıl ve bilimi kılavuz yapmak anlamına geldiğini belirterek, Türk Devriminin de tümüyle bir kültür dünyasından ayrılarak bir başka kültür dünyasına geçerken kendisine hep akıl ve bilimi kılavuz yapmayı amaçladığını, bu nedenle "Türk Aydınlanması" olarak adlandırılması gerektiğini söylüyor.
## 4. Milli Türk Rönesansı.
Akarsu'nun sınıflandırma düzenine aynen katılan ve kendi yorumuyla genişleten Erol Cihan ise, Atatürk'te çağdaş Batı uygarlığına geçme direktifinin "bir medeniyetten başka bir medeniyete geçme", bir başka deyişle "uygarlık değiştirme" niteliği kazandığını söylüyor.Bu yönüyle, Türk Devrimi veya Atatürk Devrimi, Batıyı hayrete düşüren, köklü, sert ve hızlı reformlarla gerçekleştirilen bir devrim olmuştur.Onu daha önceki ıslahat hareketlerinden kapsam ve nitelik bakımından ayıran, gerçek ve özgün bir devrim durumuna getiren "uygarlık değiştirme" operasyonu, daha çarpıcı ve kapsamlı deyimle bir "Türk Rönesansı" olmasıdır.
Bilindiği gibi, Aydınlanma da, Rönesans da Avrupa tarihinde yer alan iki ayrı dönemin adıdır. Türk Devriminin böyle adlandırılmasındaki asıl amacın, -Cihan'ın tanımında da görüldüğü gibi- geniş kapsamlı ve çarpıcı bir anlatıma ulaşmak olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, salt anlatıma yönelik kişisel tutumların sonucu olan bu benzetmeleri içeren yorumların Tümel Batılılaşma grubu içinde incelenmesi gerekmektedir.
Akarsu, a.g.y., s.l0. Cihan, "Atatürk Devrimleri Yorumları", s.3-4.
|
|||
[{"class": "Metin", "confidence": 0.9513269662857056, "polygon": [[1403, 1957], [1408, 238], [140, 234], [134, 1953]]}]
| 41
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
Nitekim, Özer Ozankaya'nın şu sözleri, Aydınlanma ve Rönesans'tan kalkarak geliştirilen yorumlar arasındaki yakınlığı gösterirken, bu değerlendirmelerin çağdaşlaşma- buna bağlı olarak Tümel Batılılaşma- yaklaşımıyla aynı doğrultuda olduğunu ortaya koyuyor:
"Mustafa Kemal Atatürk'ün eşsiz önderliğinde gerçekleşen Türk Devrimi bir ulusal bağımsızlık ve çağdaşlaşma hareketinin adıdır.Bu toplumsal-yeniden biçimleniştir.Ulusal bağımsızlığı ve özgür düşünceyi ele aldığı için bir Türk Aydınlanması (Rönesansı) dır."
IV. Sınıfsal Devrim Görüşü.
1. Açıklama.
فالبل للمتى جملى فلملخ مزمتو فالبزو جلموا فالدو المتان التكرة فتحتج ا
Batı toplumlarının siyasal gelişimleri ışığında oluşturulan genel kuramların, Türk Devriminin yorumlanması aşama-
sında kimi araştırmacılarca kullanıldıkları görülmektedir. Bu kapsamda yer alan yonumlarda Türk Devrimi sözkonusu kuramların ürünü olan yaklaşım ve yöntemlerle açıklanmaya çalışılırken, siyasal sınıf kavramı üzerinde ağırlıklı durularak değerlendirmelerde bulunulması belirgin bir özellik olarak karşımıza çıkmaktadır.
Görüşlerini bu grupta ele alabileceğimiz bilimadamlarından Stefanos Yerasimos, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kökeninde eşraf ve bürokratların yer aldığı bir ittifaka dayanarak gerçekleştiğini ileri sürüyor.Stefanos bu yönetici kadronun Kurtuluş Savaşı ve sonrasındaki tutumuna dayanarak
Özer Ozankaya, <u>Atatürk ve Laiklik Atatürkçü Düşüncenin</u> <u>Temel Niteliği</u>, Ankara:1981, s.160.
|
|||
[{"class": "Metin", "confidence": 0.8812429308891296, "polygon": [[1470, 2288], [1477, 387], [118, 382], [111, 2283]]}]
| 42
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
Türk Devriminin bir "burjuva devrimi" olduğunu savunuyor. Yerasimos'a yakın bir değerlendirme yapan Sarıca'ya göre, ilk antiemperyalist kurtuluş savaşını cephede ölen halk vermiştir ama bu savaşı yöneten, "kendilerini kurtarmak için devleti kurtarmak zorunluluğunu duyan bürokratların bir kolu"dur.Kurtuluş Savaşı ve bunu izleyen "reformların" yöneticileri, "küçük burjuva eğilimli asker-sivil bürokratlar"dır. Dış ülkelerden örnek vermek gerekirse, Fransız Devriminde Bastille kalesinin alınışında halkın kanı dökülmüştür ama Fransız Devrimi yine de bir burjuva devrimidir.Çünkü devrimler yönetici sınıfların adıyla anılırlar.
Türk Devrimini Sınıfsal Devrim Görüşü kapsamında yorumlayanlar arasında, "burjuva devrimimiz" deyimini kullanan Mete Tunçay'la birlikte Yalçın Küçük te sayılabilir. Cumhuriyetin yönetici ve kurucu kadrolarının var olan
sınıflardan bağımsız olduğu tezinin teorik olarak tutarsız olduğunu belirten Küçük, Cumhuriyetin gelişme doğrultusunun, toplumdaki sınıfların karşılıklı güç dengesinden ve bunlar arasındaki mücadeleden ayrı düşühmenin olanaksız olduğunu ileri sürerken, Atatürk'ü, "kendi sınıfsal konumunda, liderliğini yaptığı burjuva-demokratik devrimde gerçekten çok büyük bir lider" olarak niteliyor.
Yine aynı kapsamda yer alan yazarlardan biri de Çetin Özek.Devrim sürecindeki gelişmelere laiklik kavramından hareketle yaklaşan Özek'e göre, devrimin soyut bir nitelik alması, halkın devrime tepki göstermesine neden olmuştur.Kurtuluş Savaşı sırasında, antiemperyalist amaç çevresinde birleşen halk savaş sonrasında yönetim dışında kalmış ve ağırlığını duyuramamıştır.Değişmeyen toplum yapısı içinde, yine feodal Stefanos Yerasimos, Azgelişmişlik Sürecinde Türkiye, İstanbul:1976, cilt.3, s.1761-1762. Murat Sarıca, 100 Soruda Siyasal Düşünce Tarihi, İstanbul:1980, s.196.
Mete Tunçay, Toplum ve Bilim, 9-10 (1980) s.130.
(°34) `
c 3
<u>\_\_\_</u>\_\_
$\mathbf{Is}^*$
|
|||
[{"class": "Metin", "confidence": 0.9318331480026245, "polygon": [[1411, 2054], [1418, 308], [151, 303], [144, 2049]]}]
| 43
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
kalıntıların etkisi altındaki halkla üretim araçlarına sahip olmadığı halde iktidara gelen "büroktar seçkinler" arasında ilişki kurulamamıştır.Kabul edilen seçkinler modeliyle kalkınma içinde halka bir şey verilemeyip, halkın yaşantısında bir değişiklik yaratılamayınca, devrim halk için biçimsel bazı değişmelerden başka bir anlam taşımamıştır."Devrimler" "halkçı" bir nitelikteyken, halkın dışında gerçekleşmiş, "halkçılık" ilkesi romantik-soyut bir kavramdan öteye gidememiştir.Halk, kendi dünya görüşü, inanç sistemleri ve gelenekleri içinde yaşarken, hukuk yapısının ve siyasal sistemin laikleştirilmesi, halkla yönetim sistemi arasında bir çelişki yaratmıştır.Bu çelişki ise, halkın kendisine bir şey getirmeyen, aksine kendi inanç ve gelenek sistemine ters düşen biçimsel değişimlere tepki göstermesine yol açmıştır.Bürokratik bur juvazinin kendi tutuculuğu nedeniyle ortaya çıkan bu tepki, halkın "gerici, yobaz, ilkel" olarak görülmesinin nedeni olmuş ve böylece "aydınlar"la "halk"ın bağdaşmaz kopuşu, yabancılaşması gerçekleşmiştir.
Görüldüğü gibi, Türk Devrimini Sınıfsal Devrim Görüşü kapsamında yorumlayanlar, devrimi bir "burjuva devrimi" olarak adlandırmakta, sonuçları üzerinde diğer görüşlerden farklı değerlendirmelerde bulunmaktalar.
2. Eleştiri.
a. Yerli Yazarlara Göre.
Sınıfsal Devrim Görüşünü eleştiren yerli yazarlardan, ilkin, Niyazi Berkes'in değerlendirmesine bakmak uygun olacak. Atatürk'ün devrimsel değişmeler anlayışının, tutucuların anlayışına tüm aykırı olduğu gibi, Cumhuriyet öncesi dönemde, özellikle savaş yılları sırasında az çok belirmekle birlikte hem eylemde hem düşünde olumlu bir katkısı olmayan sosyalizm,
Çetin Özek, "Ceza Hukuku ve Demokratik Düzenin Korunmasında Lâiklik İlkesi-Çumhuriyet Döneminde Lâikliğe Karşı Dini Akımlar", <u>Doğumunun 100.Yılında Atatürk Sempozyumu</u> <u>Atatürk İlkeleri ve Ceza Hukuku</u>, İstanbul:1983, s.177.
|
|||
[{"class": "Metin", "confidence": 0.8550812005996704, "polygon": [[150, 1850], [1422, 1847], [1418, 366], [147, 369]]}]
| 44
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
-37-
solidarizm gibi ideolojilerden de farklı olduğunu belirten Berkes, şu değerlendirmeyi yapıyor:
Ulusal kurtuluş ve gerçekleşiş niteliğinde olan bir savaşta ilk gerekli olan ön koşul, toplumun bütün sınıflarının katılışını sağlama sorunudur.Bu gerçekleştirilemezse ulusal bir savaş bir iç savaş niteliğini alır.Böyle bir savaş koşulu altında gerekli olan, bütün ulusu harekete getirebilmektir.Sosyalist anlamda bir devrimi başlatacak, yürütecek, sonuçlandıracak sınıf ya da sınıfların yokluğu kendini göstermiştir.Böyle bir devrim görüşünün, aydınlar dışında, hiçbir sınıftan destek bulamayışı Atatürk'ün görüşündeki gerçekçilik yanını gösterir.
Berkes'e göre yanılma, Türk toplumunun doğu türü toplumlar yörüngesinden kopmamış olması yüzünden batılı toplumlar yörüngesindeki devrim anlayışının Türkiye'deki koşullara uymadığının görülememesindendir.Atatürk, yalnız ulusal kurtuluş koşulları altında toplumsal bir devrimin olanaksızlığı sonucuna varmakla kalmamış, asıl dava olan, tarih uzayında
Doğu yörüngesinden Batı yörüngesine kaymanın, dayanak noktası olarak toplum sınıflarının birleşmesinden doğacak bir güçten başka ve onun dışında bir güç olamayacağı görüşüne varmıştır. Onun anladığı devrim, bu yörünge değiştirmesi işinin kendisidir.
Kimi çevrelerce Kemalist devrimin sınıf içeriğinin olmadığı ve bu yüzden devrim sayılamayacağının ileri sürüldüğünü belirten Ateş'e göre, "Bu sav, pek gerçekçi olmayan bir savdır.Zira Kemalist devrim o günün koşulları içinde gelişmiş ve olgunlaşmış sınıflara dayanmak zorundaydı...olmayan, ya da yeni oluşmaya başladığı için henüz olgunlaşmamış bir sınıfa dayanamazdı." Suna Kili ise Atatürk Devrim modelinin kapitalist ya da Marksist gelişme modellerinin kopyası
Berkes, <u>Türkiye'de Çağdaşlaşma</u>, s.464.
Ateş, a.g.y., s.35.
---------------------------------------
|
|||
[{"class": "Metin", "confidence": 0.9217721819877625, "polygon": [[1405, 1961], [1418, 318], [144, 308], [131, 1952]]}]
| 45
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
olmadığını, ancak bu modellerden esinlenilerek, bunların toplum ve ülke koşullarına uyan, toplumun değişmesini sağlayacak olan yönlerinin benimsendiğini söylüyor.
Türk Devrimini genel kuramlar açısından değerlendirenlerin, genellikle bu devrimin tek bir yönüne ağırlık verdikleri biçiminde bir eleştiride bulunan Kongar'a göre, Ortodoks ve resmi Marxçı görüş, bu devrimin bir "ulusal burjuva dev- 🏌 rimi" olduğunu söyler.Bu görüşün biraz daha geliştirilmiş biçimi ise, Türk Devrimini "ulusal demokratik devrim" olarak niteler.Türk solu içinde varlıklarını sürdüren ve güncel tartışmalar için de geçerlilik savı taşıyan bu iki görüş arasındaki fark, Türkiye'deki kapitalizmin gelişme aşaması hakkındaki yargıda yatar.Birinci görüşe göre, Türkiye'de kapitalizm ve burjuvazi, İttihat ve Terakki döneminde yeterince gelişmiştir.Bu nedenle de, Mustafa Kemal Atatürk'ün eylemi, bu sınıfa "ulusal" koruma getirmiş ve daha da gelişmesine yardımcı olmuştur.İkinci görüşe göre ise, Türkiye'de kapitalizm henüz yeterince gelişmemiştir.Bu nedenle de bir "burjuva" devriminden söz etmek olanaksızdır. Atatürk'ün yaptığı, tüm sınıfları ve bu arada önemli bir ağırlığı olan derebeylerini de "ulusal" bir devrim çerçevesinde birleştirmektir. Her iki görüşün üzerinde birleştikleri nokta ise, Türk Devriminin "ulusal" bir nitelik taşımakta oluşudur.
## b. Yabancı Yazarlara Göre.
Türk Devriminin Batı kaynaklı genel kuramlar açısından yorumlanmasına ilişkin olarak, Türkiye üzerine yaptıkları incelemelerle tanınan ve yapıtları dilimize çevrilmiş bulunan kimi yabancı bilim adamlarının düşüncelerini görmek yerinde olacaktır.
Kili, a.g.y., s.8-9. Kongar, a.g.y., s.338.
المراقة والمراجعة فالمراقة التراج
|
|||
[{"class": "Metin", "confidence": 0.8769107460975647, "polygon": [[1436, 1965], [1442, 324], [152, 319], [146, 1960]]}]
| 46
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
"Atatürk Devrimi Sosyolojisi" adlı kitabın yazarı Kurt Steinhaus, hukukun batılılaştırılması ve laikleştirilmesini Türkiye'nin Avrupa burjuva toplumuna yapı bakımından yaklaştırılması yönünden önemli adımlar olarak gördüğünü belirterek şunları sölüyor:
"Atatürkçü amaçlara uygun olarak işler hale sokulan bir takım yenilikler, bu hareket üzerinde kesin bir yargıya varmak için yeterli değildir.1920 ile 1930 yılları arasında Türkiye, politik yapısı açısından bir burjuva devleti eğiliminde olmasına rağmen, hiç bir burjuva toplumu belirtisi göstermiyordu.Bu gerçek, yenilik olaylarının daha bir takım çözülmemiş özel sorunları olduğunu ortaya çıkarır.Devl£t ile toplum arasındaki ilişkiler açısından Türkiye, Batı Avrupa'ya kıyasla bambaşka yollardan gelmiştir."
Avrupa tarihinden çıkarılan yöntemleri kullanarak, Türk Devriminin birbirini izleyen evrelerini, ekonomik açıdan belirli sınıflar arasında devlet kontrolu için bir mücadele olarak veya tiranlıktan kurtulmak amacında bir halk ha-
reketi biçiminde açıklama girişimleri olduğunu belirten Bernard Lewis ise; "Hürriyet aşkını ve sınıflar çatışmasını zaman zaman farketmek mümkün olmakla beraber, bunların hiçbiri, modern Türk tarihinin gerçeklerine tamamen uygun bir yaklaşı sağlamaz." diyor.
Tikel Batılılaşmayla Tümel Batlılaşma yorumlarını yapanlar arasındakine benzer bir tartışmanın, bu kez yine Tümel Batılılaşma görüşünü savunanlarla, sınıfsal devrim görüşü. yanlıları arasında ortaya çıktığı görülmektedir.Bu tartışmanın temelinde ise Türk Devriminin sınıfsal devrim kuramıyla açıklanıp açıklanamayacağı sorunu yatmaktadır.
---------------------------------------
Kurt Steinhaus, <u>Atatürk Devrimi Sosyolojisi</u>, İstanbul: 1973, s.127.
Bernard Lewis, <u>Modern Türkiye'nin Doğuşu</u>, Ankara:1984, s.477.
|
|||
[{"class": "Metin", "confidence": 0.9286192059516907, "polygon": [[1397, 1963], [1408, 294], [135, 286], [124, 1955]]}, {"class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.4676238000392914, "polygon": [[772, 2118], [773, 2078], [731, 2077], [729, 2116]]}]
| 47
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
## 33.YORIMLARIN DEĞERLENDİRİIMESİ VE GÖRÜŞÜMÜZ.
I. Yorumların karşılaştırılması.
Oluşturmaya çalıştığımız yeni sınıflandırma düzeni kapsamında, akademik çevrede ortaya konulan yorumların iki tartışma çevresinde yoğuşlaştığı söylenebilir: 1. Batılılaşma tikeldir-tümeldir, 2. Türk Devrimi Batı kaynaklı genel kuramlarla açıklanabilir-açıklanamaz ya da daha somut bir deyişle, Türk Devrimi bir burjuva devrimidir-değildir.
Tümel Batılılaşma başlığı altında ele alınan yorumların sahipleri, düşüncelerini "tikel olmama", "tikel karşıtı olma" biçiminde geliştiriyorlar.Türk Devriminin genel kuramlarla açıklanamayacağı, bir burjuva devrimi olmadığı konusundaki eleştirinin de Tümel Batılılaşma yorumunu yapanlar tarafından öne sürülmesi, bu görüşün diğerleri kar-
şısında "özgünlük" savında olduğu izlenimini uyandırmaktadır.
## II. Kültür-Uygarlık Ayrımı.
Yorumlara bakıldığında, kültür ve uygarlık terimleri nin anlamları konusunda, ihtilal-inkılap-devrim terimleri arasındaki ilişkilere benzeyen ama çok daha geniş tartışmalara uzanan başka bir kavram sorunu olduğu görülüyor.Tartışmaların derinine girmeden şu söylenebilir: Türkçe'de günümüzde sürmekte olan anlaşmazlık, iki terim arasında -ilk bakışta ve çoğu zaman kullanılış biçimleriyle- ayrılık varmış gibi görülmesinden kaynaklanmakta, ancak bu kanıyı geçerli kılacak bilimsel ve tutarlı bir kaynak bulunmamaktadır.Dolayısıyla, genel kullanımda bu terimlerin aynı anlama geldiklerini söylemek yanlış olmayacaktır.
٠.
|
|||
[{"class": "Metin", "confidence": 0.9041451215744019, "polygon": [[171, 1868], [1426, 1864], [1423, 409], [167, 413]]}]
| 49
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
nicel boyutlarıyla uygulanacak stratejinin ne olacağı sorularına verilen öznel yanıtlarla, Türk Devriminin gerçekleştirilmesi sürecinde egemen olan ideoloji arasında benzerlikler veya ayrılıklar bulunmaya çalışılması, bilimsel bir tutum olarak değil, kişisel yargıların ağır bastığı değerlendirmelerde bulunmak olarak görülmelidir.
III. Osmanlı Batılılaşma Hareketleri ve Türk Devrimi.
Türk Devrimiyle, Osmanlı Devletinin son dönemlerinde sözkonusu olan batılılaşma hareketlerinin ilişkilendirilmesi konusu üzerinde önemle durmak gerekiyor.Türk Devrimi incelenir ve değerlendirilirken, bu süreç üzerinde etkili olan tarihsel etkenlerin zaman zaman gözden kaçırılabildiği görülmektedir.Kuşkusuz, Türk Devrimini hazırlayan koşullar, birdenbire ortaya çıkmamış, zaman içinde gelişerek toplumun devrim boyutunda bir değişim sürecine girmesine neden olmuşlardır.Sözkonusu koşullar ele alınırken, Türk Devrimiyle Osmanlı batılılaşma hareketlerinin çoğu zaman yapıldığı gibi doğrudan birbirleriyle karşılaştırılması yerine, batılılaşmanın, aralarında neden-sonuç ilişkisi çerçevesinde işlevsel bağlar bulunan bir eylemler bütünü olarak ele alınması daha geçerli bir yaklaşım olacaktır.Türk Devriminin örneğin İslahat veya Tanzimat düzenlemeleriyle benzerlikler taşıdığını ya da tümüyle ayrı olduğunu söylemenin, bu olaylar üzerinde etkili
medeniyet diyorlar.Avrupa medeniyeti, asrı hazır medeniyeti gibi."A.Afetinan, <u>Mustafa Kemal Atatürk'ten Yazdıklarım</u>, İstanbul:1971, s.43-44. Atatürk ve Gökalp'in çeşitli konulardaki görüşlerinin karşılaştırılması için bkz. Erol Cihan, "Atatürk İnkılâbı ile Ziya Gökalp Arasında Ortak Olan, Ortak Olmayan Noktalar", <u>60.</u> Ölüm Yıldönümünde Ziya Gökalp, İstanbul:1986, s.32-36.
۲.
المحادثيني فنجة فستخصبه خصية عديد محد
|
|||
[{"class": "Metin", "confidence": 0.9361234903335571, "polygon": [[1416, 2024], [1422, 259], [159, 255], [153, 2020]]}]
| 50
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
olan iç dinamiklerin işleyişleri belirtilmedikçe, aralarındaki işlevsel ilişkilerin tutarlı açıklamaları yapılmadıkça fazla bir anlam taşımayacağı açıktır.
Bakış açısını biraz daha genişleterek, inceleme alanını ulusal düzlemdeni, uluslararası düzleme kaydırmak ikinci adımı oluşturuyor.Batılılaşma süreciyle eşzamanlı olarak Dünya siyasal tarihinde ortaya çıkan değişimlerin yansımalarını, bir anlamda dış dinamiklerin paylarını değerlendirmeye katmak gerekmektedir.Böylece Türk Devriminin geçmişi ve çevresiyle ilişkisi saptanarak, yatay ve düşey eksendeki konumu belirginleştirilebilecektir.
IV. Batı Kaynaklı Kuramlar ve Türk Devrimi.
Yukarda belirtilen yaklaşım, Türk Devriminin Batı kaynaklı kuramlarla açıklanabilirliğinin araştırılması konusunda da tümüyle geçerli.Bu kapsamda, üzerinde ağırlıklı durulan
Osmanlı toplum düzenine ilişkin geniş tartışmalar ve görüş ayrılıklarının varlığı, Türk Devriminin hemen öncesinde ülke genelinde egemen olan toplumsal koşullarla, bu koşulların devrim süreci içinde gösterdiği değişim ve toplum düzeninde gerçekleşen kalıcı yapısal dönüşümlerin belirlenebilmesini, daha işin başında güçleştirmektedir.Osmanlı toplumunun yapısına ilişkin verilerin sınırlı ve tartışmalı oluşu, Cumhuriyet toplumuna geçiş sürecinin değerlendirilmesini olumsuz yönde etkilerken, varılan sonuçların taşıdığı hata payını da artırmaktadır.Türk Devrimi üzerine yapılan yorumlanda öne sürülen savlar geçmişe yönelik kimi soruların gündeme gelmesine neden olmakta, bu sorulara yanıt aranırken sözkonusu savların çoğunlukla kişisel varsayımlar üzerine kuruldukları görülmektedir.Osmanlı toplumunda siyasal sınıfların oluşması, geliş-
|
|||
[{"class": "Metin", "confidence": 0.913169801235199, "polygon": [[1389, 2022], [1402, 268], [103, 258], [91, 2013]]}]
| 51
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
mesi ye 1910'lardaki görünümü konusunda yapılan değerlendirmeler, Türk Devriminin sınıfsal kimliğinin belirlenmesinde önemli yer tutmaktadır.Bu gelişim çizgisine ilişkin kişisel yargılar içeren görüşlerle, Batı toplumlarının tarihsel gelişimlerinden hareketle oluşturulan kuramların, Osmanlı toplumu için de geçerli olduğu ve Türk Devriminin aynı kapsamda ele alınması gerektiği savunulmaktadır.Bu tür yorumların tartışmaya açık oldukları gözden uzak tutulmamalıdır.
V. Avrupa ve Yakın Dönem Türk Tarihi.
Üzerinde durulması gereken -yukarıda belirtilen bakış açısıyla da yakından ilgili- diğer bir konu, Batı, daha doğrusu Avrupa tarihiyle yakın dönem Türk tarihi arasında koşutluklar kurulmaya çalışılmasının, yaygın bir tutum olarak sık sık dile getirilmesidir.1808 Senedi İttifakının Türk Magna Carta'sı, Türk Devriminin Türk Aydınlanması, Milli Türk Röne-
sansı veya burjuva devrimi olarak adlandırılmasını, Kemalizmin Jacobenizme benzetilmesini bu kapsamda sayabiliriz.Bu tür değerlendirmeler, Türk siyasal tarihindeki kimi olayların Batıda gerçekleştirilen önemli dönüşümlere benzetilerek anlamlarını güçlendirme ve daha etkili bir anlatıma ulaşma amacının sonucu olarak görülmelidir.Yoksa iki ayrı coğrafya, zaman ve toplumda özdeş olayların yinelenmesinin sözkonusu olamayacağı açıktır.Eğer böyle bir özdeşlik kuruluyor olsaydı, Avrupa tarihinin birkaç yüzyıllık aralarla Türkiye'de "tekerrür" ettiği gibi bir sonuç ortaya çıkacaktı.
VI. Türk Devriminin Yorumlanmasına İlişkin Görüşümüz. Türk Devriminin salt çevresinden ve geçmişinden soyutlanmış bir toplumda, geçmişine ve çevresine karşı savunma
|
|||
[{"class": "Metin", "confidence": 0.9506527185440063, "polygon": [[1428, 1695], [1441, 284], [149, 271], [136, 1683]]}]
| 52
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
mekanizmalarıyla donanmış bir ideolojinin ürünü olarak tanımlanamayacağı gibi, bu savın karşıtı olan genel bir aktarmacılık veya savunmasız uyarlamacılık olarak değerlendirilemeyeceği kanısındayız.Diğer yandan, Türk Devriminin sınıfsal niteliği konusunda ortaya atılan görüşlerin de olayları belli modellere uyarlamaya çalışan çıkarsamalara dayandığı bir gerçek.
Dolayısıyla, incelemeye çalışılan yorumlar arasından herhangi birinin tek başına geçerli olduğunu söylemek sözkonusu olamamakta.Kuşkusuz, görüşler az ya da çok paylaşılabilir düşünceler içermektedir.Ancak, değişik kaynaklardan derlenen, olumlu olarak değerlendirilebilecek yargıların birleştirilmesi ve ortaya yeni bir yorum çıkartılması da olanaksız görünmektedir.
Türk Devriminin değişik yorumlarını inceledikten sonra, farklı yaklaşımların varlığının doğal karşılanması gerektiğini
belirterek, konunun genelini kavramaya çalışmak ve çelişkili noktaları vurgulamakla yetinmenin doğru bir davranış olacağı kanısındayız.Sorunları aşmanın yolunun daha çok bilimsel bilgi sağlamaya yönelik ayrıntılı çalışmalardan geçtiği düşüncesiyle, ileride daha geniş çevrelerce benimsenebilecek sonuçlara ulaşması olası araştırmalara bireysel çabalarla katkıda bulunmak, yeni başlangıç noktaları aramak kişisel amaçlar olarak yeterli görülmelidir.
|
|||
[{"class": "Metin", "confidence": 0.9615936279296875, "polygon": [[1422, 1922], [1429, 618], [147, 611], [140, 1916]]}]
| 53
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
Bu araştırmada, Türk Devriminin değişik yorumlarıyla, bu yorumlara getirilen eleştirileri, akademik çevrede ele alınış biçimiyle —ana çizgileriyle de olsa— incelemeye, nirengi noktaları belirginleşen düşünsel düzlem ve bu düz lemde yer alan görüşlere ilişkin kimi saptamalarda bulunmaya çalıştık.
Oluşturduğumuz sınıflandırma düzeni, -bu güne kadar yapılanlardan farklı olarak- salt Türk akademik çevresinde geliştirilen yorumları kapsamaktadır.Bu yolla sınırları be-
lirlenmiş bir ortamda Türk Devriminin algılanışı belirlenmeye çalışılmıştır.
Sınıflandırma düzenimiz öncekilerle karşılaştırıldığında arada bazı ayrılıklar olduğu görülmektedir.Sözkonusu sınıflandırmalarda yer alan , toplum genelinde sözkonusu edildiği belirtilen değerlendirmelerin tümünün akademik çevreye yansımadığı söylenebilir.Kimi görüşler elenerek öne sürülmemektedir.Örneğin, Akarsu'nun sınıflandırmasında sözü edilen Atatürk'ün Batının da batılılaşmanın da karşısında olduğunu savunan görüşle, Sinanoğlu'nun sınıflandırmasında yer alan devrim karşıtı tutum kapsamında değerlendirilebilecek yorumlar akademik çevrede dile getirilmemektedir.
|
|||
[{"class": "Metin", "confidence": 0.9340996146202087, "polygon": [[1412, 1928], [1419, 274], [143, 269], [136, 1923]]}]
| 54
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
Çalışmanın başından beri sürekli vurgulamak zorunda kaldığımız sorunların büyük ölçüde Türk Devrimine nasıl yaklaşmak gerektiği, kalkış noktasının ne olduğu konusunda somut bir tercihte bulunulmaması ya da bu tercihin dile getirilmemesinden kaynaklandığı anlaşılıyor.Herşeyden önce, Türk Devrimi ideolojisinin tarihsel bir olgu olarak mı, yoksa güncel politikanın bir parçası olarak mı görüldüğünün kesin bir biçimde belirtilmesi gerekiyor.Çünkü, geçmiş kapsamında ele alınan olaylarla, bugüne ilişkin olaylar aynı biçimde incelenemez.Bu ayrım gözetilmezse, tutarsızlıkların, kopuklukların ve çelişkilerin ortaya çıkması kaçınılmaz olur.
Türk Devrimini 50-60 yıl öncesiyle bugün arasında gidiş gelişler yaparak, bu sürede gerek Türkiye'de gerekse dünyada gerçekleşen değişikliklerin etkilerini göz önüne almadan yorumlamaya çalışmak, konuya salt geçmişe yönelik bir
olguyu irdelemek olarak yaklaşmayı kaçınılmaz kılar.
Üzerinde durulması gereken diğer bir konu, Türk Devrimi ideolojisinin, Kemalizmin ele alınış biçimidir.Cumhuriyet tarihine baktığımızda, Kemalizmin birden fazla görünüşüyle karşılaşıyoruz.Atatürk sonrası siyasal gelişmelerin ürünü olan farklı yaklaşımlar, temel bir siyasal değişiklikten, çok partili siyasal düzene geçişten kaynaklanmıştır. Bu açıdan Kemalizmi tek parti dönemi ve çok parti dönemi olmak üzere -alt bölümlere de ayrılabilecek- iki ana başlık altında ele almak yerinde olacaktır.
Kemalizmi, hangi görünüşünün ele alındığını belirtmeden değerlendirmek, genel ve tek bir yorumda bulunmak, bilim-
|
|||
[{"class": "Metin", "confidence": 0.9280105233192444, "polygon": [[1454, 1980], [1472, 347], [188, 332], [170, 1965]]}]
| 55
|
Türk Devrimi'nin yorumları /
|
M. YÜCEL KARLIKLI
|
2654
|
İstanbul Üniversitesi
|
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
|
1987
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
| null | 3,086,858
|
2025-08-23T01:29:35.028708
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYvpj8HpwOhyBiYTFxxVY2axk2yQH39JKWxFd2lhEKe3l
| true
| 1
|
marker
|
sel açıdan olduğu kadar, toplumsal gerçeklerin belirtilmesi açısından da yetersiz kalmaktadır.Oysa, Türk Devrimi sürecine ilişkin üretilen çok sayıdaki görüşe karşılık, Kemalizmin değişik siyasal sistemlerdeki farklı görünüşleri üzerinde pek fazla durulmamıştır.
Bir devrimin ideolojisinin, devrim sürecinde egemen olan olağanüstü koşulların belirlediği bir ortamda algılanışıyla, çok partili demokratik sistemdeki algılanışı, kaçınılmaz olarak farklı olacaktır.Atatürk İlkeleri olarak adlandırılan altı ilkenin, 1961 ve 1982 Anayasalarında, 1924 Anayasasından değişik biçimde ele alınışı, bu durumun en canlı örneğidir.
Türk Devriminin yorumlanması aşamasında, ideolojik değerlendirmelerde bulunurken, üzerinde özellikle durulması gereken konu, Kemalizmin, Türk çoğulcu demokratik sistemindeki özgün konumunun belirlenmesidir.Sözkonusu belirleme işlemi, bir anlamda Kemalizmin siyasal sistem değişikliklerine
uyarlanabilme yeteneğinin araştırılması, pragmatik niteliğinin irdelenmesidir.Bu bağlamda gerçekleştirilecek araştırmalar, Türk Devrimi üzerine yapılan çalışmalara önemli veriler, çağdaşlaşma ve demokratikleşme sürecinde karşılaşılan sorunların ayrıştırılması çabalarına da teorik düzeyde önemli katkılar sağlayabilecektir.
Türk toplumunun çağdaşlaşma sürecini konu alan çalışmaların kapsamlarının, bilimsel bilgi üretimine katkı oluşturması açısından, ulusal çerçeveden daha ileri boyutlara genişlemek durumunda olduğu Bir gerçek.Türkiye'nin tüm azgelişmiş ülkeler -özellikle Osmanlı İmparatorluğu'nun egemen olduğu topraklarda kurulan çok sayıdaki devlet- arasında değişik açılardan sözkonusu olan özel konumu, kuşkusuz Türk çağdaşlaşma sürecine de özel bir anlam yüklemekte.Dolayısıyla, Türk toplumunun kendi çağdaşlaşma sürecine, ağırlıklı olarak Türk Devrimine, bakışı da ulusal ölçüleri aşan bir yaklaşımı
|
README.md exists but content is empty.
- Downloads last month
- 704